PDKS “Personel devam kontrol sistemi” personelin belirlenen kontrol noktalarından giriş çıkışlarının PDKS cihazları ile zaman damgalı olarak kayıt altına alınması ile başlar. Bu kayıtlar online olarak PKDS programı‘na iletilmesi analiz edilmesi ve analiz sonucunda hazırlanan raporlama, raporların insan kaynakları, finans programlarına aktarılması sürecinin tamamına PDKS sistemi denilmektedir.Personel kaçta işe geliyor, geç kalıyor mu ?Personel kaçta işten çıkıyor, erken çıkışlar oluyor mu ?Personel hangi vardiyada hangi aralıklarla çalışıyor ?Personel kaç saat çalışıyor ?Personel ne kadar efektif çalıştığını takip edebiliyor musunuz?Çalışma saatleriniz ve mesaileriniz kanunların dışına çıkıyor mu ?Mesaileri, izinleri, devamsızlıkları takip edebiliyor musunuz ?Mesaileri, izinleri, geç kalmaları ve bunların maaşa yansımasını hesaplayabiliyor musunuz ?Hesaplarınızı finans, insan kaynaklarına ne kadar sağlıklı aktarabiliyorsunuz ?Tüm bu işlemler için ne kadar zaman harcıyorsunuz ?
Bu soruların tamamına ve çok daha fazlasına sadece PDKS programı ile sahip olabilirsiniz.
PDKS sistemi temel olarak iki ana birimden oluşur, bunlardan ilki PDKS veri giriş cihazlarıdır. Personelin hareketlerinin kayıt altına alınması, hareketlerin yazılıma aktarılması gibi görevleri yerine getiren bu cihazlar parmak izi okuyucu cihazlar, yüz tanıma cihazları ve personel kart sistemleri olarak projeye göre seçilir.
PDKS programı bilgisayar yazılımı olması sebebiyle yapılabileceklerin sınırları oldukça geniştir ve hata durumlarında eğer cihazlardan gelen veri sağlıklı ise düzeltime imkanı yüksektir. Ancak cihaz seçiminde çok dikkatli olunması gerekmektedir, çünkü cihaz kaynaklı olacak hataların önüne geçmek, geriye almak imkansızdır. Özellikle son zamanlarda yaygınlaşan Çin menşeli cihazlarda bu sorunlar sıkça yaşanmaktadır. bu sebeple sektörün lideri Güney Koreli Suprema ile çalışmayı seçmiştir.
Aşağıdaki bağlantılardan PDKS cihaz seçeneklerimiz hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz. PDKS Parmak izi Okuyucular PDKS Yüz Tanıma Cihazları Personel Kart Okuyucular
PDKS programı holdinglerden kobilere kadar binlerce işletme ile çalışmanın tecrübesiyle uzun yıllarca geliştirmesi devam etmiş sektörün içerik bakımından en gelişmiş programıdır. PDKS programı modüler yapıda hazırlanması sayesinde sektör ve firmalardan gelen özel talepler programın çekirdeğine değilde modül olarak eklenmiştir. Bu sayede Türkiye’nin tartışmasız en geniş kapsamlı, dolayısıyla en fazla ihtiyaca cevap veren yazılımı ortaya çıkmıştır. Modüller sayesinde firmanın isteklerine göre ister basit istenirse de gelişmiş olarak programın kurulumu yada geliştirmesi yapılabilmektedir.
Gelişen yazılım teknolojilerine olabildiğince hızlı bir şekilde adapte ettiğimiz yazılım, çeşitli API’ler ile insan kaynakları, puantaj, finans, oracle, ERP yada CRM gibi programlara kolaylıkla entegre edilip veri gönderebilir yada veri alabilir durumdadır.
Online olarak internet üzerinden yada kapalı ağ içinde masaüstü yazılım olarak kullanılabilen geniş bir çerçeveye sahiptir.PDKS programımız lokal bilgisayarda ve Web sürümü ile online olarak çalışabilmektedir.Web PDKS sürümümüz tamamen bulut tabanlıdır “Cloud PDKS”Mobil PDKS : Android ve IOS uygulamalarımızla PDKS programımız her zaman yanınızda.İş ve çalışma kanunlarına %100 uyumlu ve güncel kanun değişikliklerinin hızlıca uyarlandığı esnek yapı. PDKS programı Microsoft .NET tabanlı geliştirilmiştir.Veri kayıt için Microsoft SQL veri tabanı kullanılmaktadır.Veri tabanı tasarımında bütünüyle ilişkili tablolar ve obje merkezli tasarım yapılmıştır.Müşteri tarafından kolay yedeklenebilir yapıya sahiptir.Modüler yapısı sayesinde sektöre yada firmaya özel eklenebilir kolay yapı.Tüm modüller tek bir veri tabanı içinde tutulmaktadır.İnternet tabanlı olarak web sürümü aynı anda masaüstü sürümü ile senkronize kullanım.Kapalı network üzerinde online yada offline kullanılabilir.Talebe özel rapor hazırlamaGünlük, aylık, yıllık gibi periyotlarla performans raporları.Vardiya, fazla mesai ve normal çalışma süreleri kanunların izin verdiği çerçeve dahilinde uyarı sistemiDevamsızlık, geç kalma, erkan çıkma gibi alışkanlıkları bulunan sorunlu personelin tespiti.
Bilişim Teknolojileri departmanı, BİLGİ’nin ana iş süreçlerini desteklemek ve geliştirmek amacıyla BT politikalarını oluşturmak ve bu politikaları uygulamak üzere gerekli kaynak, performans ve risk yönetimini yapmak, ilgili BT altyapılarının bütçeleme, planlama, projelendirme , servise verme , bakım ve işletmesini yapma süreçlerinden sorumludur.
Bilişim Teknolojileri Organizasyonumuz Ek Fonksiyonlardan oluşmaktadır.
BT Planlama bölümünün temel sorumluluğu Üniversite’de iş süreci ihtiyaçlarını karşılamak üzere; BT projelerini, Üniversite’nin stratejik kararlarına uygun olarak bütçe, tedarik, risk, güvenlik, iş sürekliliği sağlamak üzere planlamak ve yönetmektir.
BT Yazılım Geliştirme bölümünün temel sorumluluğu Üniversitenin ihtiyaç duyulan iş süreçlerinde doğru, hızlı ve verimli bir işleyiş sağlamak amacıyla ölçülebilir, raporlanabilir, iyileştirilebilir yazılım altyapılarını tasarlamak, kurmak, geliştirmek ve gerekli uygulama desteğini vermektir.
BT WEB Yönetimi bölümünün ana sorumluluğu Üniversite’nin kurumsal web sitelerinin, YÖK mevzuatına uygun bir içerikte faaliyet göstermesini ve teknolojik olarak sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla, sitelerin oluşturulmasını, bakımının yapılmasını ve güncellenmesini sağlamaktır.
BT Operasyon Bölümünün ana sorumluluğu Üniversite’de ihtiyaç duyulan BT altyapılarının kesintisiz servis verebilmesi için Ağ ve Sistem donanım ve yazılımlarına, Telekom altyapı ve ekipmanlarına, yazıcı ve benzeri yan ekipmanlara ilişkin kurumsal ihtiyacın analizi, projelendirilmesi, bütçelenmesi, satın alınması süreçlerinde yönlendirici ve katılımcı olmak, kurulum, test, bakım, işletmesini yapmak ve bu kapsamdaki tüm süreçlerde kullanıcı desteği sağlamaktır.
Tüm cihazların durumunu tek bir yerden izlemek, engellenen tehditlerin sayısını görmek, düzenli taramalar planlamak ve daha fazlası için konsolu kullanın.
Cihazları kolayca gruplar hâlinde düzenleyin, ayar şablonları oluşturun, görev planlayın ve herhangi bir teknik bilgi gerekmeden antivirüs yazılımını uzaktan dağıtın.
Tek bir konsoldan virüs ve program güncellemelerini indirip tüm cihazlara dağıtın.
Yönetim Konsolu, herhangi bir Avast Business Antivirus planıyla ücretsiz ve hiçbir bakım masrafı olmadan kullanılabilir.
Tehdit, görev veya cihazlarla ilgili raporları görüntüleyin, lisans durumlarını izleyin ve daha fazlasını yapın.
Önemli güvenlik olayları, sistem bilgileri, faturalama dönemleri ve daha fazlası hakkında bilgi alın. Bildirimleri nasıl, ne zaman ve nerede alacağınızı kolayca özelleştirin.
Konsol şu işletim sistemlerine dağıtılıp senkronize edilebilir:
Yönetimi ve dağıtımı kolay, basit şekilde yüklenebilen güvenlik çözümüyle, çakışan güvenlik yazılımlarını da kaldırabilirsiniz.
Ek güvenlik özelliği: Yeni yüklediğiniz cihazları manuel veya otomatik olarak etkinleştirebilirsiniz.
Görevlerinizi hemen gerçekleştirin veya belirli bir zamanda yapılması için proglamlayın.
Bant genişliği verilerinizde tasarruf sağlayın. Seçeceğiniz tek bir cihaz (yansıtma), güncellemeleri yalnızca bir kez indirir ve ardından diğer cihazlarınıza dağıtır.
Cihazlarınızı mantıksal gruplar ve alt gruplar hâlinde düzenleyin.
Seçtiğiniz cihazlara veya gruplara özel ayarlar oluşturup uygulayın.
Avast Business Antivirus planlarının üçünde de 30 günlük deneme süresi bulunmaktadır. 1 yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık peşin ödeme. Kredi Kartı, Paypal ve Banka Havalesi ile ödeme kabul ediyoruz.
Farklı Konsol kullanıcıları için belirli izinleri olan çeşitli yönetici rolleri atama imkânı. (çok yakında)
Konsol, 8 dilde yerelleştirilmiştir: English, Deutsch, Español, Français, Italiano, Português, Pусский, Norsk,
]]>Veeam® Backup & Replication TÜM sanal, fiziksel ve bulut tabanlı iş yükleriniz için Akıllı Veri Yönetimi sağlar. Geleneksel yedekleme çözümlerini sonsuza dek ortadan kaldırmak üzere tek bir yönetim konsolundan tüm uygulamalarınız ve verileriniz için hızlı, esnek ve güvenilir yedekleme, kurtarma ve replikasyon işlerini yönetebilirsiniz.
Zamandan tasarruf edin ve yedekleme pencerelerini kısaltın
Veeam Backup & Replication, hem daha kısa yedekleme pencereleri elde etmenizi hem de yedekleme ve depolama masraflarınızı azaltmanızı sağlayarak TÜM iş yükleri için hızlı ve güvenilir yedekleme sunar.
Hızla büyüyen verilere karşı ölçeklenebilir, düşük maliyetli depolama çözümleri sunun.Veeam Bulut Katmanı; Amazon S3, Azure Blob Storage, IBM Cloud Object Storage, çeşitli S3 uyumlu servis sağlayıcılar ve şirket içi depolama çözümleri ile yerleşik, uygun maliyetli nesne tabanlı depolama sistem entegrasyonları kullanarak uzun süreli veri saklama için sınırsız kapasiteli büyütülebilir yedekleme havuzu sunar.
Kullanıcılar, farklı depolama cihazları üzerinden bir soyutlama katmanı sağlayarak yedek depolama için sanal bir havuz oluşturabilir ve çeşitli yedekler atayabilir. Scale-out Backup Repository ayrıca genel bulutta alt katmanlı disk ve teyp nesne depolama dahil olmak üzere şirket için nesne depolama havuzları ve bulut tabanlı çözümler gibi nesne depolama cihazlarını destekler. Bununla birlikte ister şirket içi ister bulutta olsun, havuza ek depolama cihazları ekleyerek kapasitenin kolayca artırılmasına olanak tanır. Scale-out Backup Repository birden çok fayda sağlar:
Kolayca kurulan SAP HANA ve Oracle RMAN için Veeam Eklentileri ile büyük kurumsal uygulamaları Veeam ile yönetin.
Veri koruma hizmetlerini Hizmet olarak Altyapı (IaaS) yığınına inşa ederek VMware’in bulut bilişim yönetimi platformunun gücünden yararlanın. Veeam Backup & Replication kimlik doğrulama, self servis yedekleme/kurtarma ve politika belirleme dahil olmak üzere vCD için tam destek sağlar. Bu yetenekler ,veri yönetiminin kontrolünü müşterilerine doğru erişim seviyesinde sağlamak durumunda olan bir sağlayıcının ihtiyaç duyacağı her şeyi sunar.
Veeam’in başarılı entegrasyon olanağıyla GreenPages’ın vCloud Director ve vCloud Suite çözümlerini ayrıntılandırma konusundaki uzmanlığı birleşince, ortak müşterilerimiz için muhteşem bir kombinasyon ortaya çıkıyor. İleriye dönük vCloud Director dağıtımlarımızda Veeam’den daha verimli şekilde faydalanabileceğimiz için çok mutluyuz.Chris WardCTO
GreenPages Technology Solutions
Tüm sanal makinelerden farklı dosyalara kadar her şeyi geri yükleyin
Veeam Backup & Replication farklı dosyalar, sanal makinelerin tamamı ve uygulama öğeleri için daha düşük kurtarma zamanı hedefleri (RTO’lar) elde edebilmeniz için sanal olarak her türlü kurtarma senaryosunda güvende olmanızı sağlar ve ışık hızında ve güvenilir geri yükleme imkanı sunar.
Instant VM Recovery ile tüm sanal makineleri dakikalar içinde geri yükleyin. Depolama sağlamak, yedeklemeyi ayıklamak ve bunu üretime kopyalama süresince kullanıcıları bekletmek yerine vSphere ya da Hyper-V üzerinde sanallaştırılmış herhangi bir uygulamayı doğrudan son yedekleme üzerinden çalıştırın. Geri yüklemenin ardından VMware Storage vMotion, Hyper-V Live Migration veya Veeam’in sunduğu özel Hızlı Geçişten yararlanarak sanal makineleri yeniden üretim depolama alanına taşıyabilirsiniz.
Buna ek olarak Veeam sayesinde:
TÜM iş yüklerini 2 kolay adımda taşıyın ve kurtarınVeri taşınabilirliği, hızlarını korumak ve karma bulut ortamlarını kontrol altında tutmak isteyen kuruluşlar için çok önemlidir. Veeam Cloud Mobility sadece iki adımda şirket içinde bulunan veya bulut tabanlı iş yüklerini kolayca AWS, Azure ve Azure Stack’e taşıma ve kurtarma olanağı sağlayarak karma bulut ortamlarında iş sürekliliği ve Erişilebilirlik sunar.
VEEAM CLOUD MOBILITY HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİN
Uygulama öğesi kurtarma artık çok daha hızlı ve kolay. Hızlı granüler kurtarma için Veeam Explorers ile kurtarmanız gereken öğelere tam olarak yoğunlaşın ve farklı öğeleri doğrudan yedeklerinizden geri yükleyin.Veeam Explorer’ları kullanarak BT alanında nasıl kahraman olabileceğinizi keşfedinŞirketimizde en çok, kullanıcıların Microsoft Exchange’de yanlışlıkla sildiği öğeleri geri yüklüyoruz. Veeam ile kullanıcıların posta kutularını arıyoruz, öğeleri buluyoruz (genellikle e-posta oluyor) ve bunları dakikalar içinde posta kutularına geri yüklüyoruz.Raymond CisconKıdemli Sistem Mühendisi
MacLean-Fogg Company
Veeam Explorers’a:
Veeam’in Rol Tabanlı Erişim Kontrolü (RBAC) portalı, VMware vSphere ortamları için kapsamlı dahili self servis yedekleme ve geri yükleme işlevlerini sunarak endişeleri azaltır, kurtarma hızını artırır. Veeam’in vSphere için RBAC portalı, BT kaynaklarından kazanmakla beraber şu konularda yardımcı olur:
Kolaylaştırılmış veri kullanılabilirliği ve felaket kurtarma
İş için kritik uygulamalarınızın kesintisiz çalışmasını sağlayarak gelişmiş, imaj tabanlı sanal makine replikasyonu ve kolaylaştırılmış felaket kurtarma (FK) sunar. Veeam, TÜM uygulamalar için düşük RTO’lar sunar.
Veeam Backup & Replication’ın sağlam yedekleme, kurtarma ve replikasyon yeteneklerine ve Veeam ONE’ın gelişmiş İzleme ve Analiz özelliklerine sahip olan Veeam Availability Suite sanal, fiziksel ve bulut tabanlı ortamlarınızı yönetmek için eksiksiz bir kesintisiz erişilebilirlik çözümü sunar. Kuruluşlar, Veeam Availability Suite’in kurumsal düzeyde sunduğu avantajları sayesinde Kesintisiz Erişilebilirlik stratejilerini uygun maliyetli ve güvenli şekilde ölçeklendirebilir.
]]>IP Kamera gerekli noktaların güvenliği ve gözetimi gibi amaçlarla uzaktan izlemek ve kayıt altına almak için internet veya network bağlantınızdan faydalanarak gerek kablolu gerek kablosuz olarak kullanılabilmeye imkan sunan kamera teknolojisidir. IP Kamera diğer sistemler gibi ekstra aparatlar, kartlar, kayıt cihazları gerektirmeyen en ileri teknolojiye sahip olan kamera sistemidir. Ip Kameralar görürüntü aktarılan mekanının canlı ve sesli olarak bulunduğunuz heryerden bilgisayarınız, laptopunuz, cep telefonunuz ve PDA’nızdan rahatlıkla izleyebilme olanağı sunmaktadır. 2010 başından itibaren Türkiyenin sahip olduğu 3G Teknolojisi ile birlikte, internet alt yapısına ihtiyaç duymaksızın sim kart kullanılarak kameraların internete erişimi sağlanabilecektir. Bir sonraki nesil 4G /5g teknolojisinin yüksek çözünürlükteki video akışına verimli bir altyapı oluşturması beklenebilir. Yaygınlaşan fiberoptik internet altyapısı yüksek upload değerleri sayesinde yeni bir alternatif olma yolunda. Bu gelişmeyle birlikte kaliteli görüntü aktarımı sağlanmış ve görüntü aktarımı için gereken güçlü internet altyapı zorumluluğu ortadan kalmış olacaktır.
]]>1) Yapacağım yatırımın sonucunda elde edeceğim ürün/çözüm ihtiyacım olanı karşılayacak teknolojiyi barındırıyor mu?
2) Yapacağım yatırımın sonucunda elde edeceğim ürün/çözüm geliştirilebilir mi, firmama uzun vadede hizmet edecek şekilde gelişmelere açık mı?
Bu iki sorunun cevapları ancak bugün için gelinen uç noktadaki bir ürün söz konusu ise olumlu olarak verilebilir. Bu da bizi iletişim sistemleri ihtiyaçları için IP santral ve tümleşik iletişim çözümlerine yönlendirmektedir. Satın alınacak santralın günümüz ihtiyaç skalasında IP tabanlı olması işletmelerin ihtiyaç duyduğu teknolojik yeniliklere büyük ölçüde cevap verecektir.
Gelişmelere açık bir IP santrala yatırım yapan bir firma ise yukarıdaki temel kazanımlar açısından doğru bir adım atmış olacaktır. IP santralların sağlayacağı bir takım kullanıma yönelik faydalar da aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
1) Masa başı sabit telefonlara duyulan bağımlılık ortadan kalkar. Akıllı cep telefonları, tablet bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar vb. cihazlar üzerine kurulacak yazılım tabanlı telefonlar sayesinde, aboneler dünyanın herhangi bir yerinden, santrallarına bağlanabilir ve ofislerindeymiş gibi telefonlarını kullanabilirler. Bu esneklik özellikle, müşteriye yakın olmanın gün geçtikçe daha önemli olduğu iş yaklaşımda çok önemli farklar yaratabilecek bir ortam sağlamaktadır.
2)Firmanın farklı birimleri arasında kurulacak IP köprüsü sayesinde iletişim giderlerinde ciddi tasarruf elde edilir. IP santrallar direkt olarak İnternet üzerinden birbirleri ile iletişim kurabilmekte ve pek çoğu bu bağlantı üzerinden tek numara yapısı destekler şekilde çalışabilmektedir. Bu sayede hem tüm firma birimlerindeki abonelerin her birimden erişilebilecek tek numarası olmakta hem de birimler arasında yapılan çağrılar bedava gerçekleştirilmektedir. Buna ek olarak bir abone firma birimleri arasında hareket ederken her birimden kendi telefon numarasını kullanarak sisteme dahil olmakta ve yerleşkeden bağımsız olarak aynı hizmeti alabilmektedir. Ayrıca tek merkezde var olacak bir çağrı merkezi yapısı da oluşturulabilir. İletişim maliyetlerini azaltma konusunda daha fazla bilgi.
3)IP telefon santrallarında,kapasite artırımı çok kolaydır.Kapasite artırmak için santrala yeni kartlar eklenmesi gerekmez. IP abone altyapısı yazılım tabanlı bir yapı olduğundan sadece IP abone lisansı ilavesi ile abone sayısı kolaylıkla artırılabilir.
4) IP santrallar, IP aboneler için özel kablolama gerektirmez. Bina içinde hazır bulunan bilgisayar alt yapısı kablolaması IP telefonlar için direkt olarak kullanılabilir. Hemen her IP telefon, üzerinde bir hat çoklayıcı (Ethernet switch) bulundurur. Bu sayede bilgisayar için hazırlanmış tesisat, hem IP telefon hem de bilgisayar için ek bir kablolamaya ihtiyaç duyulmaksızın kullanılabilir. Aynı zamanda akıllı cep telefonları, bilgisayarlar ve benzeri cihazlar kablosuz bilgisayar ağlarında da çalışabileceğinden, kablosuz ağ olan yerlerde IP telefonlar da bu kablosuz ağlar üzerinden çalışabilirler. Bu durum beraberinde, santralın bir yerden bir yere kolayca taşınması olanağını da sağlar.
5) IP santralların bakımı ve programlaması kolaydır.WEB arayüzü sayesinde standart bir Internet Tarayıcısı (örneğin Internet Explorer, Mozilla Firefox vb.) uygulamalar üzerinden kolayca yapılabilir. IP santral aboneleri kendi bilgisayarları üzerinden abone ayarlarını kontrol edebilir, değiştirebilir ve bazı servislerden kolaylıkla faydalanabilirler. Örneğin sesli mesajlarını bilgisayarları üzerinden görebilir ve dinleyebilirler veya isterlerse sesli mesajlarının kendilerine elektronik posta ile iletilmesini sağlayabilirler.
6)Kullanılacak olan telefon makinası için çeşitlilik artar.IP santrallarda kullanılan SIP protokolü dünya genelinde standartlaşmış ve olgunlaşmış bir protokoldür. Bu nedenle IP santrallarla kullanılabilecek SIP uyumlu uç birimlerde,IP telefonlardaesneklik ve kullanım zenginliği sağlar
7) IP sistemler, IP altyapısı sayesinde farklı yazılım ve sosyal medya araçlarıyla entegrasyona açıktır. Bu sayede sistem aboneleri tek arayüzden birden fazla iletişim aracını kullanabilirler.
8)Görüntülü görüşmeiçin Video IP telefonlarkullanılabilir. Ayrıca bilgisayarlara yüklenecekSoft Telefon(Yazılım Tabanlı Telefon) üzerindeki video alanı ile Video IP Telefonlar ile görüşülebilir,görüntülü konferansyapılabilir.
9)SIP protokolünün sunduğu kullanıcı servislerine ek olarakKarel’in geliştirdiği özel protokoller ile Karel IP santral kullanıcıları, günlük iletişim ihtiyaçlarını karşılamada kullanabilecekleri daha pek çok servisi de IP telefonlar üzerinden kullanabilirler. Bu sayede sayısal bir telefon kullanan bir kullanıcı, standart bir IP telefon kullanmaya başladığında SIP protokolünde desteklenmediği için kullanamayacağı pek çok özelliği, Karel IP telefonlar ile kullanabilir.
]]>Genel anlamı ile internet dostu olan ve kullanıcıların kablosuz internet aracılığı ile birbirine bağlanarak dosya, fotoğraf video veya içerik paylaşmalarını sağlayan aygıta Access Point denilmektedir. Yani kablosuz olarak sinyalleri tekrarlayan, güçlendirip mesafeyi ve alanı daraltan cihazdır.
Access Point Nasıl Kullanılır ?
Şöyle düşünün: 500 metre karelik bir alanda Wi-Fi kullanıyorsunuz. Bu alanda toplamda 5 bilgisayar var ve hepsi bir yere dağılmış. Modemden en uzak bilgisayar haliyle bu internet erişiminden sağlıklı bir şekilde yararlanamayacaktır. Bu gibi durumlarda ise Access Point devreye girerek köprü görevi görür ve internet sinyallerini güçlendirerek sağlıklı bir şekilde bağlantı yapılmasını sağlar.
Genellikle USB veya LAN aracılığı ile bağlanabilen access point bilgisayarınız SSID kullanarak erişim sağlamaya başlar. Access Pointler internet olmadan kullanılamadığı gibi, alanlara göre bir veya birden fazla access gerekebilir.
İki Türde Access Point Bulunur
Üretim esnasında 2 farklı access point bulunmaktadır. Evler ve ofisler için kapalı mekanlarda kullanılanlara iç erişim noktası adı verilir. Açık alanlar, kampüsler ve bahçe gibi alanlarda kullanılanlara ise dış erişim noktası denilmektedir.
Günümüzde en fazla kullanılan Access Point markaları ise TP-Link, Airties ve Cicso olarak bilinirler. Bu ürünlerin kaliteleri ve kullanım alanları, diğer markalara nazaran daha iyi verim sağlayabilmektedir.
Sağlıklı bir Access Point bağlantısı kurmak istiyorsanız, ara birimleri doğru yerlere yerleştirmenizde fayda var. Duvar, eşya veya diğer engelleyici alanlar iletişimin zayıflamasına neden olur. O yüzden access pointler kullanıcıların deneyimleri ve kullanım alanlarına göre şekillenebilmektedir.
Ms Windows 2000, 2003,2008 satış ve kurulumları, kablolu veya kablosuz network sistemleri kurulumu, Uzak mesafeler arası ağların güvenli çalışması için gerekli önlemlerin alınması vb. hizmetler, MS Exchange Server Kurulum ve Yapılandırma hizmetlerini gerçekleştirmekteyiz…
Ağ (Network) Nedir ?
Kullanıcıların, bilgisayar sistemindeki donanım ve yazılım kaynaklarını paylaşmalarını sağlayan sistemlerdir.
şeklinde iki bölüme ayırabiliriz.
Ağ altyapısı, bilgisayarları birbirine bağlayan,
gibi pasif bileşenleri içerir.
Aktif Cihazlar, ağ altyapısı üzerinde iletişimi sağlayan elektronik cihazlardır.
Bu cihazlar,
gibi cihazlardır. Ağ üzerinde iletişim, yetkilendirme, paylaşım, güvenlik bu cihazlar ve üzerlerinde çalışan yazılımlar ile sağlanır.
Yukarıda, ağ altyapısı ve aktif cihazlar başlıkları altında sayılan ağ bileşenleri ile ilgili aşağıdaki hizmetleri sunmaktayız
Günümüzde mobil cihazların yaygınlaşması ile ortaya çıkan mobilite kavramı yeni network yapılarının doğmasına da neden olmuştur. Kullanıcılar artık masalarına bağımlı olmaktan çıkıp, ofis içinde, evinde, kafede veya havaalanında kablosuz ağlarla internete girebilmekte, günlük işlerini ofise bağımlı kalmadan sürdürebilmektedirler.
Kullanıcılar yeni nesil kablosuz ağ kartları taşıyan PC’leri ile ağ’lara rahatça ulaşabilmektedirler. Şirketler kablolu sistem yatırımlarından, kablosuz sistemlere kaymaktadırlar. Bunun en büyük avantajı kablolu ağlardaki sonlandırmaların değiştirilmesindeki güçlükler ve kullanıcıların belli noktalara bağımlı çalışma gerekliliğini ortadan kaldırmasıdır.
Yerel ağlarda genişletme, aktif cihazlarda port arttırımı derdi de sona ermektedir. Ayrıca iç ve dış anten üniteleri kullanılarak da ağın kapsama alanı kilometrelerle ifade edilecek ölçülerde arttırılabilmektedir.
Kablosuz ağ kurulum hizmeti ile ofisinizde gereksiz kablolamadan sizleri kurtarmaktayız.
Kablosuz Ağ kurulmadan evvel saha ziyareti ile testler ve araştırmalar yapılarak gerekli kablosuz ağ elemanlarına karar verilmektedir.
Bu eleman listesine göre ağ kurulumu ve yönetimi projelendirilmektedir.
Kurulum yapılan kablosuz ağ için istenirse uzaktan ağ yönetim hizmeti vermekteyiz.
Kablosuz Ağlar Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Firmamız ile iletişime geçiniz.
Bilgisayar Ağlarının Getirdikleri Avantajlar:
Bilgisayar ağlarının sunduğu ortak avantajlar şunlardır:
önemli bilgilerin yedeklenmesi daha kolay hale gelir.
Ağ Teknolojileri ve Ağ Hizmetlerimiz:
Firmaların ihtiyaçlarına yönelik çeşitli ağ altyapısı, topolojisi ve çözümünden bahsetmek mümkündür. Ağ çözümleri sağlanırken ve bilgisayar ağları tasarlanırken gelişime ve ileriye dönük uygulamalara göre bir çalışma yapılmalıdır. Bunları yaparken bazı kriterlere dikkat edilmelidir. Bu kriterlerden önemlileri şu şekilde sıralanabilir:
Ağdaki Aktif Kullanıcı Sayısı:
Ağda aynı anda kaç kullanıcının çalışabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu parametre saptanırken kullanıcı sayısının artabileceği de hatırda tutulmalıdır. Aksi halde sistemde sonradan değişiklikler yapmak yüksek maliyet gerektirir ve zaman kaybına neden olur. Bu kriter özellikle merkezi ağ(login) sunucusu olan ağlarda önemlidir. çünkü ağ sunuculu işletim sistemleri ve ağ altyapıları (taşıyıcı omurga band genişliği ve hub – switch gibi ağ bağlantı cihazları) belirli kapasitelerin üzerinde çalışmaya başladıklarında sorunlar ortaya çıkar.
Ağın Kapladığı Alan ve En Uç Noktalar Arasındaki Mesafe:
Ağın kapsayacağı alan ve birbirine en uzakta bulunan düğümlerin (ağ cihazları) mesafesi dikkate alınarak ağ topolojisi, kablo tipi ve iletim cihazları seçilmelidir. örneğin en uzak mesafe 90 – 100 metreyi geçmiyorsa Category 5 – UTP kablo ve ethernet teknolojisi iletim cihazı olarak da uç sayısına bağlı olarak hub veya switch kullanmak uygun olacaktır.
Ağda Dolaşacak Veri Trafik Yoğunluğu:
Bu kriter özellikle ağda kullanılacak yapıların (kablo, hub, ağ birimleri, PC’lerin ağ adaptörleri gibi) destekledikleri band genişliklerine karar vermede önemli olmaktadır. Yüksek band genişliği olan bir ağ tasarlamak ağdaki iletim hızını arttırarak zamanı azaltacaktır. örneğin saniyede 10 Megabit veri taşıyan bir ethernet ağındaki veri trafiği yoğunsa ve bu yoğunluk performansı düşürüyorsa, band genişliğini saniyede 100 Megabit’e çıkarmak ağdaki haberleşme hızını arttıracaktır.
Mantıksal Grupların Oluşturulması:
Ağda ortak kullanılacak kaynaklara (yazıcı, fax, dosya, data vb.) kullanıcıların erişimi sağlanırken, mümkün olduğu kadar ortak çalışan kişilerin aynı mantıksal çalışma gruplarında kullanılması ve eğer birden fazla fiziksel segment (ağ bölümü) varsa, aynı segmentte yer alması uygun olacaktır. Bu işlerin daha düzenli ve hızlı yürütülmesini sağlayacaktır.
Güvenlik ve Güvenilirlik:
Ağda kullanıcılar kaynaklara erişirken bazı haklar ve sınırlandırmalar çerçevesinde ağ kaynaklarından faydalanırlar. Göreceli olarak geniş ağlarda, kullanıcıların ağa girebilmesi için login server’lar kullanılır.
Kullanıcı ağa bağlanmak için kullanıcı adını ve parolasını girmek zorundadır. Böylece ağ kaynaklarına kullanıcıların hangi haklar ve kısıtlamalarla erişebileceği tanımlanabilir ve bu tanımlama merkezi bir biçimde yapılarak güvenlik kontrolü tek elden yapılabilir. Bu yapı, bilgiye yetkili erişim imkanı sağlar. Yani her bilgi kaynağı herkes tarafından kullanılamaz. Bu yapının şekillenmesi tamamen firmanın güvenlik ihtiyaçlarına bağlıdır. Güvenlik açısından ve ağ servisleri bakımından geniş imkanlar sunan Microsoft NT ve Linux gibi ağ işletim sistemleri örnek olarak verilebilir.
Kullanılacak Ağ Servisleri:
Ağ yapısı tasarlanırken, ağda hangi servislerin kullanılacağı önceden belirlenmelidir. Yerel alan veya geniş alan ağlarda hangi servislerin kullanılacağı, ağda kullanılacak sunucu, istemci ağ yazıcısı, ağ cihazları vb. donanımın seçimini etkileyeceği gibi ağ işletim sistemi, band genişliği ve güvenlik unsurları gibi kavramların seçimini de etkiler. örneğin yerel bir ağınız varsa ve bu ağdan Internet’te bazı bilgilerin yayımlanmasını istiyorsanız (web sayfası üzerinden, ftp (dosya transfer protokolü) veya halka açık veri tabanları vb.) yerel ağınızın Internet’e bağlanması, sürekli açık olacak kesintisiz bir Internet altyapısı (kiralık data hatları ile) bu yapıya uygun bir band genişliği seçimi, isteğe göre web, ftp, mail sunucuları (Internet üzerinden mail hizmeti vermek için) yapılandırmak gerekecektir. Veya mobil kullanıcılarınızın uzaktan modemle ağınıza bağlanmasını istiyorsanız RAS (Remote Access Service, Uzak Erişim Servisi) servisinin kurulması gerekir. Bu tür kullanıcıların sayısı çok ise bu işlem için bir sunucu tahsis edilmesi gerekecektir. Veya birbirinden uzakta yerel ağlarınızın veri haberleşmesi, ses haberleşmesi yapmak üzere data hatlarıyla birbirlerine bağlanmasını isterseniz (Geniş alan ağ kurulması) buna göre bir yapılandırmaya gitmek gerekecektir. Ya da kullanıcılarınızın Internet’ten mail alıp mail göndermesi gibi bir ihtiyaç söz konusu ise ve bunu kendi yerel ağınızda yapmak istiyorsanız bir mail sunucusu kurmak gerekecektir. Diğer bir örnek de firma içinde web tabanlı, http protokolü ile firmanız bünyesinde bir intranet web sitesi kurarak kullanıcıların bilgi paylaşımı ve dokümanların ilgili kullanıcı ve gruplara dağıtımı otomatik hale getirilebilir. Bunu yaparken kullanıcıların katılımı (interaktif – dinamik bir site) sağlanabilir. Tüm bu servislerin kullanılabilmesi için daha değişik bir altyapı ve sunucu – istemci mimarisi gerekecektir.
Ağ Kurulum Hizmetleri
Yerel Alan Ağ Kurulumu Hizmet içeriği:
Ağ Sunucu Kurulumu (Network Server) Hizmet içeriği:
Web Sunucu Kurulumu (Internet – Firma ıçi veya Internet üzerinde) Hizmet İçeriği:
Mail Sunucu Kurulumu (Internet – Firma içi veya Internet üzerinde) Hizmet İçeriği:
Mail sunucu donanım ve yazılımının seçimi ve temini
işletim sistemi (Posta sunucu platformu – NT veya Linux) ve posta sunucu programının(Exchange server veya Send Mail) kurulum ve konfigürasyonları
İstemci PC’lerde gerekecek kurulum ve konfigürasyonlar
FTP Sunucu Kurulumu (Internet – Firma içi veya internet üzerinde):
FTP: File Transfer Protokol (Dosya Transfer Protokolü) FTP sunucusu ile firma içi ağda veya Internet üzerindeki kullanıcılara dosya transfer imkanı sağlanır. Böylece bilgisayar ortamında bilgi kaynaklarını saklayabileceğiniz bir sayısal kütüphane kurabileceğiniz gibi, hızlı ve güvenli bir şekilde kullanıcıların bu bilgi bankasına erişimi mümkün olabilecektir. Ayrıca bazı uygulama programlarını bu sunucuda tutarak, kullanıcıların bu uygulamalara erişimi ve kendi PC’lerine indirerek kurmaları sağlanır. Böylece uygulamaların disket, CD vb. medyalarla taşınmasına gerek kalmaz. Bu da virüslerin yol açacağı problemler ile mücadelede ekstra kolaylıklar getirir.
Hizmet çeriği:
Proxy Sunucu Kurulumu (Yerel Ağın Internet’e Bağlanması için):
Proxy sunucu ile yerel ağdaki PC’lere real IP adresi vermeden, tek bir IP adresi ile ve tek bir hat üzerinden Internet erişimi sağlamak mümkündür. Ayrıca proxy sunucu iç ağdaki kullanıcıların Internet’e erişimlerini ve Internet’ten iç ağa erişimleri kontrol etmede ve sınırlamada kullanılarak güvenlik mekanizması sağlar. Diğer avantajı da cache tutarak Internet üzerinden yapılan web işlemlerini hızlandırmasıdır.
Hizmet çeriği:
Ücretsiz olarak sunulduğu için piyasada serbestçe dağıtılabilen Linux, herhangi bir maliyeti olmayan işletim sistemidir.
Bilgisayara ve server sistemine ücretsiz olarak kurulabilmesi nedeniyle, Linux işletim sistemi hem ev kullanıcıları hem de iş yerleri için uygundur. Windows işletim sistemlerine göre daha avantajlıdır. Ancak yönetimi ve kullanılması zor bir sistemdir.
Linux sistemi, internet üzerinden birçok yazılımcının ve Finlandiya Üniversitesinde öğrenci olan Linux Torvalds’ın katkılarıyla yapılmaktadır. İnternet aracılığıyla, işletim sisteminin her aşaması, dünyanın dört bir yanında kullanıcılar tarafından test edilmekte, hataları, eksiklikleri tespit edilerek düzeltilmekte ve geliştirilmektedir. Aynı zamanda hızlı bir güncelleme sağlandığı için avantajlıdır. Linux’un gelişimi bu özellikleri nedeniyle evrenseldir.
Debian, Fedora, Gento, Ubuntu, Puppy gibi piyasada bulunan Linux Server işletim sistemlerini kullanabilmemiz için bazı Linux komutlarını çok iyi bilmemiz gerekmektedir.
Linux Server bunlarla sınırlı kalmayıp Genel Olarak Kullanılan toplamda 104 çeşiti bulunmaktadır.
]]>Server Nedir Kısaca : Sunucu/İstemci mimarisinde verileri bilgileri saklayan, düzenleyen ve sunan tarafa kısa sunucu denir.
Server (Sunucu), bilgisayar ağlarında, istemcilerin (kullanıcıların) erişebileceği, kullanımına ve paylaşımına açık kaynakları veya bazı servisleri (FTP, E-Posta, Web Sitesi) çalıştıran bilgisayar birimlerine verilen genel bir addır. Sunucu bilgisayar sunduğu servise göre de Web sitesi yayınlıyorsa Web Sunucusu, Eğer posta servislerini yayınlıyorsa E-Posta Sunucusu veya Veritabanı sunucusu olarak isimlendirilirler.
Sunucu aynı anda yüzlerce farklı kullanıcıdan gelen isteklere yanıt vereceği için performans olarak masa üstü bilgisayarlarımızdan daha hızlı ve daha geniş depolama alanları içerir. Mesela Hosting sağlayıcılar olarak her 1000 site yayınlamak için 2 Adet Intel Xeon CPU, 128 GB ram ve 4 TB SSD diske sahip donanımlar kullanıyoruz. Bu kaynaklar çok sayıda siteyi, bu sitelere yapılan istekleri yerine getirmek için ancak yeterli gelmektedir. Evimizde ise böyle bir bilgisayarı ticari uygulamar çalışmayacaksa kullanmak gereksiz olacaktır. Bu nedenle sunucu-istemci mimarisinde sunucular daha güçlü ve uzun süreli çalışmaya uygun tasarlarınlar.
Yukarıda belirttiğimiz gibi sunucu türleri sunmuş olduğu servislere göre isimlendirilir ve ayrıştırılır. Bu servisler için ayrı ayrı sunucular olduğu gibi aynı sunucu genellikle Web, Eposta veya veritabanı servislerini bir arada yayınlayabilir.
File Server (Dosya Sunucu) : Bir network üzerinde kullanıcıların ortak kullandıkları dosyaların bulunduğu sunucu bilgisayara verilen isimdir.
Database Server (Veri tabanı Sunucu): Veri tabanı hizmetleri vermek için oluşturulan sunuculardır . İstemciler veri tabanı sunucuları üzerinde verilen yetkiye bağlı olarak çeşitli SQL ifadelerini kullanabilirler. Örneğin, SQL Server, MySQL veya Oracle en çok bilinen veri tabanı sunucularıdır.
Web Server (Site Yayınlama Sunucusu): İnternet üzerinde bulunan web sayfalarının depolanmasında ve istekte bulunan kullanıcılara bu sayfaların gönderilmesinden sorumludur.
Proxy Server (Vekil Sunucu): İnternet erişimi sırasında kullanılan bir ara sunucudur. İnternete erişecek bilgisayar proxy server üzerinden çıkış yapar. Böylece çok fazla ziyaret edilen bir sayfa proxy server ön belleğine alınarak istekte bulunan bilgisayara ön belleğinden web sayfasını göndererek erişim hızını artırır.
DNS Server (DNS Sunucusu): Domain Name System yani alan adı sisteminde bulunan kayıtları ve domain yönlendirmelerini saklamak için kullanılırlar. Ağ üzerinde bir domain için IP adresi bilgisine ihtiyaç duyduğumuzda DNS sunucusu üzerinden sorgulatarak bulabiliriz.
SMTP Server (SMTP Sunucusu) : Simple Mail Transfer Protocol yani basit Mail transfer protokolu olan servis tüm mail geliş gidiş trafiğini, sunucular arasındaki mail iletişimini yürütür. Mail göndermek veya almak istediğimizde SMTP Sunucususu tarafından yapabiliriz.
Donanım türlerine göre Server Bilgisayarlar ise iki farklı formda üretilirler. Genelde Giriş seviyesi sunucu donanımları tıpkı evlerimizde kullandığımız ATX kasa veya Kule Tipi Kasa (Tower) şeklindedir. Bu form düşük elektrik tüketimine sahip ve iklimlendirme (soğutma) durumu kritik olmayan alanlarda kullanmaya daha müsaittir. Tahmin edeceğiniz gibi sunucular yoğun işlem kapasitesi nedeni ile ısınmaya yatkın donanımlardır.
Eğer alan dar ve sunucu sayısı çok fazla ise bu durumda Rackmount (Yatay) kasalar daha uygun çalışma performansı sunmaktadır. Bu kasalar önden aldıkları soğuk havayı arkadan bıracak şekilde güçlü fanlara sahiptir. Tüm kasa önden arkaya doğru homojen bir biçimde soğutularak sürekli çalışma ve yüksek performansı sağlanmış olmaktadır.
Bu bilgisayarlar uzun süreli 7/24 çalışmaya uygun olarak tasarlanırlar ve normale göre daha fazla elektrik gereksinimleri vardır. Bunun sonucu olarak daha fazla ısı yaydıkları için bir arada çok sayıda sunucu çalışacaksa mutlaka iklimlendirme sistemler ile soğutulmaları gerekecektir.
Virtual Machine Sanal Makine Neden Kullanılır?
Tabii, sanal makine bunların yanı sıra kullanıcısına daha birçok sayısız kullanım avantajını sunabilir.
Virtual Machine Kurulumu ve Virtual Machine Kullanımı
Virtual Machine yani bir sanal makine meydana getirebilmek için aracı simülasyon yazılımlarını kullanmanız gerekir. Bilgisayar kullanıcıları tarafından sanal makineler meydana getirebilmek için yaygın olarak üç farklı sanallaştırma yazılımı kullanılır. Bunlar; WMware,VirtualBox ve Microsoft Virtual PC‘dir.
Öncelikle bilgisayarınıza WMware’ın kendi işletim sisteminizle uyumlu olan sürümünü indirip, kurmalısınız. Bu linke tıklayarak WMware’ın Linux veya Windows sürümünü başarıyla bilgisayarınıza indirebilirsiniz. WMware’ı indirmeyi tamamladıktan sonra basit ve grafiksel arayüzü kullanarak kurulumunu gerçekleştirebilirsiniz. Seçmeniz gereken seçeneklerin hiçbirinde değişiklik yapmanıza gerek kalmaksızın WMware’ı sorunsuz olarak kurmanız mümkündür.
Kurulum işlemi tamamlandıktan sonra bilgisayarınızı yeniden başlatın ve bilgisayarınızın BIOS menüsüne giriş yapın. BIOS menüsü içerisinde genellikle Advanced sekmesinde yer alan Virtualization Technology seçeneğini Enabled/Aktif konuma getirin.
Bilgisayarınız açıldığı anda artık kurmuş olduğunuz WMware’ı kullanmaya başlayabilirsiniz. WMware’ı kullanmaya başlamak için;
İşletim sisteminizi kurduktan sonra artık sanal makinenizi istediğiniz gibi kullanmaya başlayabilirsiniz.
Microsoft Virtual PC Kurulumu
Microsoft Virtual PC, bilgisayar kullanıcılarının sanal makine oluştururken kullandıkları bir diğer popüler yazılımdır. Microsoft Virtual PC’nin 2007 öncesi sürümleri tüm bilgisayara sorunsuz kurulabilirken 2007 ve sonraki sürümlerinde Intel VT desteği aranmaktadır. Microsoft Virtual PC sahip olduğu ekstra özelliklerinden dolayı kullanıcılar tarafından daha sık tercih ediliyor. Zira, kurduğunuz işletim sistemini kolayca geri alıp ilk günkü haline geri döndürebilme gibi birçok gelişmiş fonksiyonu var.
Microsoft Virtual PC’yi indirmek için bu linke tıklayın ardından karşınıza gelen pencere içerisinden dil seçeneğini seçerek indirme işlemini gerçekleştirin. (MS Virtual PC için ne yazık ki Türkçe dil seçeneği bulunmuyor.) İndirme işleminden sonra kurulumda hiçbir seçeneği değiştirmeden başarılı bir kurulum gerçekleştirebilirsiniz. Kurulum aşamasını tamamladıktan sonra artık Microsoft Virtual PC’yi kullanmaya başlayabiliriz;
Microsoft Virtual PC Kullanımı
Artık sanal makineyi başlatıp BIOS üzerinden ayarlarımızı yaparak istediğimiz herhangi bir kurulum medyası yardımıyla işletim sistemini kolayca kurabiliriz.
Virtualbox Kurulumu
Her ne kadar WMware veya Microsoft Virtual PC kadar popüler olmasa da Virtualbox’da sanal makine kurulumunda kullanıcılar tarafından sıklıkla tercih edilen bir yazılımdır. Virtualbox özellikle Linux kullanıcıları tarafından daha sık tercih edilen bir alternatiftir.
Kurulumunuzu tamamladıktan sonra bilgisayarınızın BIOS menüsü içerisinde yer alan Virtualization Technology sekmesinin açık konumda olduğundan eminseniz işletim sistemi kurulum aşamasına geçiş yapabilirsiniz.
Virtualbox Kurulumu
Şimdi sanal bilgisayarımızı çalıştırarak BIOS ayarı üzerinden Boot seçeneğimizi belirleyip kurulumu yapabilir veya ilk çalışma esnasında bize soracağı kalıp dosyasından istediğimiz kalıbı seçerek kurulumu tamamlayabiliriz.
]]>Debian : Birçok Linux dağıtımının kaynak olarak komutların kullanıldığı ve orta seviyedeki her Linux kullanıcısının kullanabileceği bir Linux dağıtımıdır.
Penetration Test : Herhangi bir sistemde var olan açığı bulmak, olan açığı sömürmek ve raporlamak için kullanılan testlerdir. Bu testleri Penetration Tester denilen kişiler yapmaktadır.
Kali Linux için özelleştirilmiş birbirinden farklı kategoriler ve araçlar bulunmaktadır. Şimdi de bu kategoriler nelermiş onları öğrenelim.
Bu kategorilerin altlarında ne tip araçlar var bunları aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz :Kali Linux Tools ListingEdit descriptiontools.kali.org
]]>UNIX 70’li yılların ortalarında büyük bilgisayarlar üzerinde çok kullanıcılı bir işletim sistemi olarak geliştirilmiştir. Zaman içerisinde yayılmış ve birçok türevi ortaya çıkmıştır. UNIX ismi UNIX Research Laboratories INC şirketinin tescilli markası olduğundan dolayı birçok şirket, aynı temele dayanan işletim sistemleri için değişik isimler kullanagelmişlerdir. Örnek olarak
kullanmaktadırlar. Bugün kişisel bilgisayarlardan süper bilgisayarlara kadar biçok bilgisayar için yazılmış bulunan UNIX türevleri mevcuttur. Ne var ki bu türevlerin çoğu gelişimi belirli bir noktada durmuş ve yüksek fiyatla satılan ticari yazılımlardır.
Linux, temel olarak Finlandiya Üniversitesinde öğrenci olan Linus Torvalds’ın ve İnternet üzerinde meraklı bir çok yazılımcının katkıları ile geliştirilmiştir. Linux gelişimi açık bir şekilde yapılmaktadır. Bunun anlamı, işletim sisteminin her aşaması açık olarak İnternet üzerinde yayınlanmakta, dünyanın dört bir yanında kullanıcılar tarafından test edilmekte, hataları ve eksiklikleri tesbit edilerek düzeltilmekte ve geliştirilmektedir. Zaman zaman bu deneme aşamaları belirli bir noktada durdurulur ve güvenilir bir işletim sistemi sunulup, geliştirme için ayrı bir seriye devam edilir. Geliştirmede yer alan bu açıklık Linux’un en büyük avantajlarından biridir. Gelişimi evrimseldir, hatalar anında kullanıcılar tarafından tesbit edilip rapor edilmekte ve birçok kişinin katkısıyla düzeltilmektedir. Bazı işletim sistemi sürümleri saatler içerisinde güncellenebilmektedir.
Linux, Andy Tannenbaum tarafından geliştirilmiş olan Minix işletim sistemine dayanmaktadır. Linus Torvalds boş zamanlarında Minix’ten daha iyi bir Minix işletim sistemi yaratmak düşüncesiyle 1991 Ağustos sonlarında ilk çalışan Linux çekirdeğini oluşturdu. 5 Ekim 1991 tarihinde 0.02 sürümü Linux ilk defa tanıtıldı. Linus, comp.os.minix haber grubuna gönderdiği yazıda yeni bir işletim sistemi geliştirmekte olduğunu ve ilgilenen herkesin yardımını beklediğini yazmıştı. İşletim sisteminin çekirdeği için verilen numaralar kısa sürede bir standart kazandı. a.x.y seklinde belirtilen çekirdek türevlerinde y bulunulan seviyeyi, x gelişim aşamasını göstermektedir. Tek sayılı x’ler geliştirme aşamalarını çift sayılı x’ ler ise güvenilir Linux çekirdeklerini göstermektedirler. a ise değişik Linux sürümlerini belirtir. Bu yazının hazırlandığı Ağustos 1997 içerisinde en son güvenilir (kararlı) Linux çekirdeği 2.0.30, en son gelişim aşamasındaki çekirdek ise 2.1.47’dir.
Linux gerçekten son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiş, çesitli ülkelerden birçok kullanıcıya erişmiş ve yazılım desteği günden güne artmıştır. Değişik kuruluşlar Linux sistemi ve uygulama yazılımlarını biraraya getirerek dağıtımlar oluşturmuşlar ve kullanımını yaygınlaştırmışlardır.
Linux altında hangi donanımların desteklendiği ile ilgili ayrıntılı bilgiyi Hardware-HOWTO‘dan alabilirsiniz. HOWTO dökümanları hakkında daha geniş bilgi ve nereden temin edeceğiniz kitabın sonunda detaylıca anlatılmıştır.
Makinanızda Linux çalıştırmak için kullanacağınız uygulamalara bağlı olarak en az bir 386SX işlemci ve 4 Mbyte RAM’a ihtiyaç duyacaksınız. Sabit disk üzerinde ise en az 40 Mbyte’lik bir alan ayırmanız gerekecektir. Rahat bir kullanım için en az 8 Mbyte RAM ve 200 Mbyte sabit disk ve bir 486 işlemci önerilmektedir.
Ücretsiz olarak dağıtılıyor ve gelişiminin hala devam ediyor olması biçcok kişinin Linux’un profesyonel alanlarda kullanılamayacağının düşünmesine yol açmaktadır. Oysa Linux işletim sistemini kullanan bilgisayarlar özel kullanım başta olmak üzere birçok alanda yaygın olarak kullanılmaktadırlar.
Linux evinde veya işinde UNIX işletim sistemi altında çalışmak isteyenler için ideal bir platformdur. Özellikle işi veya eğitimi sırasında UNIX platformlar altında çalışmak, uygulamalar kullanmak veya yazılım geliştiren kişiler kendi kişisel bilgisayarlarında benzer ortamı yakalayabilmekte ve işlerini kendi kişisel bilgisayarlarında gerçekleştirebilmektedirler. Bunlara ek olarak Linux altında yer alan uygulamalar giderek sıradan bir kullanıcı için bile bu işletim sisteminin ilgi çekici hale gelmesini sağlamaktadır. Gelişimleri henüz tamamlanmamış olmasına rağmen, herhangi bir kişisel bilgisayardan beklenebilecek yazı editörleri, hesap cetvelleri, çizim yazılımları, veri tabanları birçok ihtiyaca cevap verecek düzeye gelmiştir. Örneğin LaTeX kullanıcıları MS-DOS altında buldukları desteğin çok daha fazlasını Linux altında bulabilmektedirler.
Linux doğrudan TCP/IP desteği ile gelmektedir. Bu yönü ile TCP/IP temelli bilgisayar ağlarında hem istemci hem de sunucu olarak yaygın kullanım bulmuştur. Üzerinde hali hazırda bulunan servislerin çeşitliliği, yeni çıkan servislere hızlı ayak uydurması, kolay konfigüre edilebilmesi ve özellikle de düşük maliyeti sebebi ile yaygın olarak İnternet servislerinin verilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Zamanla verdiği ağ servisleri başka protokollere destek verecek sekilde genişletilmiştir. Şu anda Linux
gibi yaygın TCP/IP servislerinin yanısıra
verebilmektedir.
Linux yazılım desteği ile birçok ağ elemanının yerine geçebilecek bir alternatif olarak kullanılabilmektedir. Birden fazla ağın birbirine bağlanması amacıyla bir yönlendirici (router) olarak da kullanılabilmektedir. Özellikle farklı protokoller arası bir geçiş elemanı olarak yaygın şekilde Linux’tan yararlanılmaktadır. Ayırca yönlendirici olarak kullanıldığında kolaylıkla güvenlik amacıyla firewall (alev duvarı) olarak konfigüre edilebilmektedir. Buna ek olarak bir ağ üzerinde bulunan iki segmanın trafiğini birbirinden ayıran bir köprü (bridge) olarak da hizmet verebilmektedir. Birçok kurumda bir veya daha çok modemin bağlanması amacıyla bir terminal sunucu (terminal server) olarak Linux kullanılmaktadır.
Linux işletim sistemiminin temelini oluşturan çekirdek, bu çekirdeğin kullandığı destek kütüphaneleri ve uygulama yazılımları bir araya getirilerek, yükleme yazılımları da eklenerek Linux dağıtımları meydana getirilmektedir. Bu dağıtımlar temel olarak bir kullanıcının Linux kullanmak için ihtiyaç duyabileceği bir çok yazılımı bir araya getirirler. Bu dağıtımların çoğu İnternet üzerinde anonim FTP arşivlerinde bulunabilmektedirler. İnternet erişimi bulunmayan kişilerinde (veya Internet’ten 120 Mbyte kopyalamak istemeyen kişilerin) yararlanabilmesi için çesitli CD-ROM şirketleri tarafından CD-ROM üzerinde dağıtımlar meydana getirilmiştir.
Linux dağıtımları ve bunların nereden temin edilebileceği hakkında detaylı bilgi, Linux Kurulumu başlığı altında bulunabilir.
Linux hakkında yazılan kitapların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Yine de en güncel bilgi İnternet üzerinde bulunmaktadır. Elektronik ortamda bulunan iki temel döküman çeşidi bulunmaktadır. Bunlar:
NASIL dökümanlarının bir kısmının Türkçeye çevrilmesi işlemi devam etmektedir. Şu ana kadar çevrilen dökümanları Linux Kullanıcıları Grubu WWW sayfasından bulabilirsiniz.
Bir işletim sistemi, ne kadar mükemmel olursa olsun, uygulama yazılımlarının çokluğu ve kalitesi ile varolabilirler. Herhangi bir Linux dağıtımı içerisinde, değişik amaçlara hizmet eden birçok yazılım bulunmaktadır. Ancak her geçen gün bu dağıtımlarda yer almayan yeni yeni yazılımlar çıkmaktadır.
UNIX makinalar üzerinde yer alan uygulamaların çoğu, değişik platformlar altında bulunduğundan çalıştırılabilir (executable) olarak dağıtılmaz, kaynak kodu şeklinde sunulurlar. Sözkonusu yazılımı kullanmak isteyen bir kullanıcı bu kaynak kodunu kendi platformunda derleyerek çalıştırır. Bu tür yazılımların birçoğu Linux altında kolaylıkla çalıştırılabilmektedir. Bu tür yazılımları İnternet üzerinde çeşitli FTP arşivlerinde bulmak mümkündür.
Linux’a özel veya Linux üzerinde geliştirilen yazılımlar için standart bazı FTP arşivleri vardır. Bunların en bilineni Sunsite FTP arşividir. Burada çeşitli dizinler altında konularına göre ayrılmış bir durumda elektronik devre tasarım yazılımlarından oyun programlarına kadar birçok değişik yazılım bulunmaktadır. Bu arşivin Türkiye’de yeralan bir kopyası adresinde vardır.
Linux’un bu denli sevilmesi ve yaygınlaşması çesitli şirketlerin (Macintosh, Sun, SSC gibi) Linux üzerinde çalışan ticari yazılımlar geliştirmesi sonucunu verdi. Bu konuda detaylı bilgi için Commercial-HOWTO dökümanından yararlanabilirsiniz.
Linux üzerinde bulunan uygulamaların ve yazılımların listeleri için aşağıdaki adreslerden yararlanabilirsiniz:
Daha önce UNIX tabanlı bir işletim sisteminde çalışanlar için Linux, öğrenilmesi çok kolay bir sistem olacaktır. Standart bir UNIX sisteminde yeralan hemen hemen tüm komutlar, Linux’a taşınmıştır. Onlarca çeşit kabuğun yanı sıra, sed, awk gibi programcının işini kolaylaştıran diller, ls, less, finger gibi temel her türlü komut, Linux’ta vardır.
Ağ ve İnternet uygulamaları için elm ve pine (Pine Is Not Elm yanında metin editörleri olarak vi, vim (vi’ın daha gelişmiş sürümü), pico ve joe sayılabilir. Editörlerden, bizde fazla bilinmeyen Emacs da Linux altında denemeye değer programlardandır. Kelime işlem programlarından troff, groff (GNU troff) ve daha modern metin işleme yazılımlarından TeX ve LaTeX sayılabilir.
Bazı program isimlerinin (GNU-tar, GNU-bash gibi) başında görebileceğiniz GNU (Gnu is Not UNIX!), Linux için de yazılım ve programlar üreten bir kuruluştur. GNU, lisansını ve yazarını korumak koşuluyla programları kaynak koduyla birlikte Linux kullanıcılarına dağıtır. GNU bash ve tcsh, Linux altında en çok rağbet edilen iki kabuk ismidir. Diğer kabuklar arasında zsh, ash, ksh ve csh sayılabilir. Kabuklar hakkında daha geniş bilgiyi, Bash konu başlığı altında bulabilirsiniz.
Linux üzerinde ver tabanı uygulamaları ortalama bir kullanıcının ihtiyacını karşılayabilir. Postgres, Mbase, msql ve Ingres gibi profesyonel yazılımlar Linux ve diğer platformlarda istemci/sunucu bazda görev yapabilirler. Özellikle Postgres, uygulama kolaylığı ve C, perl, tcl gibi birçok dile yönelik arabirimiyle göze çarpar.
Mühendislik yazılımları arasında gnuplot (grafiksel veri analiz yazılımı), xspread ve xfractint (fraktal yaratma programı) sayılabilir.
Doğru seçilmiş bir donanım üzerinde kurulan bir Linux makinası, hemen her tür çokluortam (multimedia) uygulamalarını rahatlıkla çalıştırabilir. En az Pentium tabanlı, 32Mbayt RAM ve 2GB sabit diske sahip makina yardımıyla ticari olarak satılan çokluortam uygulamalarını kullanabilirsiniz. Linux, hemen her türlü ses kartını desteklediğinden ses dosyalarının, workman, Cdplayer gibi programlar yardımıyla kolayca çalınması mümkün olur. MIDI editörleri ve bir sentezleyici ile kendi müzik stüdyonuzu kurabilirsiniz.
Biraz oyun oynamak mı istediniz ? Doom, Quake, Abuse, Xtetris, FreeCiv(ya da CivNet), Imaze ve benzeri onlarca oyun Linux’ta da var. ODTÜ’de yüzlerce öğrenciyi bilgisayar başına mıhlayan MUD (Multi User Dungeon) oyunlarını sunan makinaların birkısmı Linux idi.
Bu oyunları çeşitli ftp adrteslerinden ücretsiz temin edebilirsiniz.
Linux işletim sistemi altında X Window sistemi ile Windows altındaki gibi grafik arabirimiyle birlikte çalışabilirsiniz. Windows ile uğraşan herkes rahatlıkla X Window’a geçiş yapabilir. X ile ekranda aynı anda birden fazla pencere açılabilir, fare yardımıyla birden fazla uygulama aynı anda kontrol edilebilir.
Pekçok uygulamanın (özellikle İnternet tabanlı) X üzerinde çalışan sürümleri vardır. Bu sayede metin tabanlı ekrana (vt100) dönmeden her işinizi X yardımıyla tamamlayabilme şansınız olur. Bu sayede Linux, bir iş istasyonu görünümüne ve kullanışlılığına sahip olacaktır.
X pencere denetleyici (window manager – wm) kullanıcı ile X arasında bekler ve klavye ile fareden aldığı emirleri ekranda yerine getirir. Bu emirler, pencerelerin açılması, kapatılması ve yerlerinin değiştirilmesi gibi komutlardır. Sıkça kullanılan pencere denetleyicileri fvwm, twm ve olwm‘dir.
Linux ve diğer işletim sistemleri arasındaki ilişkiyi, benzerlikleri ve farklılıkları bilmek önemlidir. Linux işletim sistemi, diğer sistemler ile birlikte aynı sabit diski paylaşabilir. UNIX’i öğrenmek için kesinlikle en kolay ve ucuz yol olan Linux, diğer işletim sistemlerine karşı her zaman güçlü bir alternatif olmaktadır. İnternet servis sağlayıcılarının büyük çoğunluğu, Linux kullanmakta, İnternet bağlantılarını, e-posta ve haber grubu alış-verişini Linux sayesinde yapmaktadır.
Bir kişisel bilgisayarı satın aldığınız zaman çok büyük ihtimalle üzerinde MS-DOS veya türevi bir işletim sistemi yüklenmiş olduğunu göreceksiniz. Her kullanıcı o veya bu şekilde MS-DOS ile tanışır. MS-DOS, üzerinde en fazla program yazılan işletim sistemi olmuş, bu yüzden modern işletim sistemleri çıkmadan önce her kullanıcının kurtarıcısı gözüyle bakılmıştır. Fakat MS-DOS arabirimi programlanırken ileriyi düşünemeyen programcılar, bu işletim sistemine Linux’ta olan bazı hayati özellikleri kazandıramamışlardır. MS-DOS, çok kullanıcılı bir sistem değildir ve aynı anda birden çok işi yapamaz. İsterseniz çalıştırılabilecek en geniş programın büyüklüğünü görmek için mem komutunu kullanmayı deneyin. Linux, sadece üzerindeki hafıza ile sınırlıdır. 80×86 tabanlı mikroişlemcinin her özelliğini sonuna kadar kullanır. Bunun sonucu olarak verimli bir işletim sistemi sayılabilir.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen yine de MS-DOS kullanmak istiyorsunuz. Onun da kolayını bulmuş Linux programcıları. Ücretsiz dağıtılan MS-DOS ve Windows emülatörü yardımıyla MS-DOS altında çalışan programların hemen hepsi Linux’la birlikte de çalışabilir. WinWord 2.0, sysinfo, Civilization ve Qbasic Linux altında sorunsuz çalışan MS-DOS/Windows programlarından birkaçı.
Profesyonel bir yatırım sayılabilecek Windows NT’nin çokgörevlilik ve hafızayı mükemmel kullanma gibi özellikleri vardır. Buna karşılık fiyatı oldukça yüksektir ve çalışmak için gayet yüksek standartlı bir makina ister.
IBM firmasının geliştirdiği OS/2 de NT’ye benzer şekilde çokgörevli işletim sistemi olup fiyat/performans oranı açısından makul sayılabilecek bir işletim sistemi olarak göze çarpar.
Linux, herkese göre bir işletim sistemi değildir. UNIX’i benimsemeyen bir kullanıcıdan Linux’u kullanmasını bekleyemezsiniz. İnternet’in kendisi UNIX tabanlı olduğu için Linux bu alanda yukarıda sözü geçen sistemlerden daha avantajlı bir duruma gelir. Dağıtımı tek firmayla sabit olmadığı için geliştirilme aşamasında dünyanın dört bir yanından katkı ve destek gelir. UNIX’e belirli bir standart getirilmesi için yapılan çalışmalara uyan Linux, POSIX standardını destekler.
RedHat, Caldera gibi çeşitli Linux sürümleri da piyasada satılmakta, çok zengin bir döküman ve arşiv kaynağı ile kullanıcılara sunulmaktadır. 80×86 tabanlı işlemciler üzerinde kurulabilen ve İnternet üzerinde bedava dağıtılan diğer işletim sistemlerinden birisi FreeBSD’dir. FreeBSD, bir grup programcı tarafından BSD standartını 80×86 bilgisayarlara taşımak üzere geliştirilmiştir ve Linux ile büyük benzerlikleri bulunur.
Linux işletim sisteminin güvenilir ve sağlam yapısından haberdar olmayan, hatta bu gerçeği bilerek ücretli sistemlerdem medet uman kişiler vardır. Sabit fikirli olmadan önce bu sistem hakkında daha fazla verinin dağıtılması, kullanıcıların bilinçlendirilmesi gereklidir. Bu da ancak, Linux’un yapabildiklerini göstermekle olabilir.
Eğer Linux’u sever ve bu sistemin yaygınlaşmasında, bihaber kullanıcılara tanıtımında öncülük etmek isterseniz, bu bölüm tam size göredir.
Henüz tüzel kişiliği olmayan Türkiye Linux Kullanıcıları Grubu sayfası Türkiye’de Linux çalışmaları için iyi bir başlangıç noktasıdır. Türkçe ve İngilizce Türkiye’deki en geniş kapsamlı Linux sunucusunun genişlemesinde yeni fikirlere, çözüm önerilerine ihtiyaç vardır. Bu da ancak Linux seven bir kitlenin varlığıyla mümkündür.
Dünyada ve Türkiye’de İnternet Servis Sağlayıcıları (İSS) Linux’u uzunca bir süredir ticari olarak kullanıyorlar. Uygulama yazılımları da bu yönde kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Fakat güvenlik sorunları nedeniyle Linux kullanan servis sağlayıcıları, müşterilerini bu hizmetten yoksun tutuyorlar. Açık sistem kavramının yaygınlaşması da bu sebepten dolayı sekteye uğruyor. http://www.10mb.com/linux/ adresinde, ticari uygulama yazılımlarına destek veren bir proje yeralmakta.
SSC (Specialized Systems Consultants – http://www.scc.com), “Linux Journal” adında bir dergiyi başarıyla dağıtıyor. Tirajı onbinleri bulan bu aylık dergide bu işletim sistemini aktif kullanan herkes için, her konuda, her düzeyde makale bulmak mümkündür.
Bir işletim sisteminin tüm kartları tanıması, tüm sabit disklerle çalışabilmesi, tüm giriş/çıkış kartlarıyla uyum içinde çalışması mümkün değildir. Bu konuda çok iddalı olan tak-çalıştır sistemine sahip Windows95 bile bazen yetersiz kalabilmekte. Linux da piyasada yeralan hemen hemen bütün donanımlarla birlikte çalışabilir.
Linux, üzerinde matematiksel işlemci olsun veya olmasın Intel 386SX/DX, 486SX/DX/SX2/DX2/DX4, Pentium ve PentiumPro işlemcilerde sorunsuz çalışır. Bunlarla beraber (Cyrix 486 tabanlı işlemcilerinde nadiren sorun çıkarsa da) AMD, Cyrix gibi firmaların işlemcileri de Linux tarafından desteklenir. Matematik işlemcisi olmayan bilgisayarlarda Linux’un beyni sayılan çekirdek, matematik işlemcisine gerek duyulan kod parçalarında bu işlemciyi emüle edebilir. Burada belirtilen IBM uyumlu PCler dışında ALPHA, PowerPC, MIPS, farklı Sparc modelleri, PA-RISC gibi birçok farklı işlemciye de başarılı bir şekilde taşınmıştır.
Linux, kişisel bilgisayarlarda kullanılan ISA, VLB (Vesa Local Bus – yerel veri yolu), EISA, MCA (IBM Microchannel) veya PCI veriyolu mimarisi ile çalışabilirler.
Linux, SMP (symmetric multi processor) olarak da bilinen birden fazla işlemcili bilgisayarlar üzerinde de çalışabilir ve birden fazla işlemciyi en verimli şekilde kullanır.
Kişisel bilgisayarların kullandığı 80×86 tabanlı işlemciler dışında, taşınan ve sorunsuzca çalıştığı bilinen işlemciler ve bilgisayarlar ile konu hakkında daha fazla bilgi alınabilecek İnternet adresleri aşağıda verilmiştir.
Linux, metin modu kullanırken tüm ekran kartlarıyla (Hercules, CGA, EGA, CGA, IBM monokrom) sorunsuz çalışır. X Window çalıştırmak isterseniz hızlandırılmış bir SVGA kart önerilir. Sürekli yenileri eklense de aşağıda şu anda desteklenen kartların tam listesi vardır.
Linux, standart IDE, bazı ESDI, hemen hemen tüm SCSI ve nadiren kullanılsa da MFM ve RLL denetleyicilerini desteklerler. Aslında Linux çalıştırmak için sabit diske gerek yoktur. Ağ üzerinden, Bootp protokolü yardımıyla Linux yüklü başka bir bilgisayarın kaynaklarını kullanmak mümkündür. Sabit disk denetleyiciniz en az 16 bit olmalıdır. Genellikle MS-DOS altında sorunsuz çalışan her sabit diski Linux da görebilir.
Sabit disk üzerinde Linux için bir miktar yer ayırmalısınız. Birden fazla disk de kullanabilirsiniz, Linux her diski ayrı bir dizin altından erişebilir. Bu konuda daha geniş bilgiyi Linux kurulumu bölümünde bulabilirsiniz.
Sabit diskler, denetleyicileri desteklendiği sürece Linux altında kullanılabilirler. Artık neredeyse tüm CD-ROM’lar SCSI denetleyicilerle çalışıyorlar. Bir SCSI denetleyiciniz varsa makinanız CD-ROM’u da tanıyacaktır. Linux, CD-ROM’ların standart iso9660 dosya sistemini de tanır.
Desteklenenen kartlar,
Piyasada çok çeşitli ethernet kartları vardır. Genellikle yaygın olarak kullanılanlar 3Com veya NE2000 uyumlulardır. Aşağıda desteklenen ethernet kartların bir listesi yeralmaktadır. PCMCIA, Tokenring, ISDN, AX25 kartlarının uyumlu olanları, çok nadir kullanıldıkları için burada belirtilmeyecektir.
Linux üzerinde hemen her türlü ses kartı desteği var. SoundBlaster16 ses kartlarının üzerinde ASP çipi veya 4.11 ve 4.12 DSP (digital signal processor – sayısal ses işleyici) bulunanları Linux üzerinde kullanamazsınız.
Desteklenen ses kartları,
Linux, Microsoft serial mouse, Mouse Systems serial mouse, Logitech Mouseman serial mouse, Logitech serial mouse, ATI XL Inport busmouse, Microsoft busmouse, Logitech busmouse ve PS/2 mouse destekler.
Genellikle kullanacağınız farenin türü Microsoft ya da Mouse Systems serial mouse olacaktır.
Hem internal (kasa içine takılan) hem de external (kasanın dışında kalan) tüm modemler Linux tarafından desteklenir. Aynı şekilde paralel veya seri porta takılan her yazıcı ve çizici desteklenir. İsterseniz bunları yerel bir ağ üzerinden birden fazla makinaya paylaştırabilirsiniz. Linux altında lpr yazılımı, yazıcılara erişimi sağlamak için kullanılır.
Oyun çubukları için sürücüler ister doğrudan çekirdeğe eklenebilir, istenirse de modül olarak derlenebilir.
Aşağıda, Linux’un desteklediği giriş/çıkış kartlarının geniş bir listesi vardır.
Pekçok insan, “neden Linux?” diye sorabilir. Belki de cevap önce kullanıcının kendini tanıması ile bulunabilir. Değişik yerlerde Linux kullanılması ve bunun sonuçları hakkında gözlemlediklerimizin ışığı altında çok kabaca:
Eğer,
Bilgisayarla ilişkiniz belirli paket programlara dayanıyorsa, bilgisayar kullanmak için bilgisayar konusunda bilgi sahibi olmanız gerektiğine inanmıyorsanız, bilgisayar ile uğraşmak hoşunuza gitmiyorsa, sorunlarınızı kendi başınıza çözmeyi denemekten hoşlanmıyorsanız, bir sorun çıktığında para vererek de olsa bu sorununuzu birisi aracılığı ile çözmek istiyorsanız
Linux kesinlikle size göre değil.
Ama eğer,
Bilgisayarınızla ilgilenmekten hoşlanıyorsanız, bilgisayarda çıkan problemlerle uğraşmak hoşunuza gidiyorsa, diğer işletim sistemlerinin sizi sıktığına ve sınırladığına inanıyorsanız, donanımınızdan daha çok performans istiyorsanız, UNIX işletim sistemi ile çalışmayı seviyorsanız
Linux size göre olabilir.
UNIX işletim sistemine sahip bir bilgisayar kullanmak istiyorsanız ve bu işletim sisteminde platforma bağımlı bir yazılım kullanmıyorsanız, Linux ideal bir çözümdür.
Linux ücretsizder. Sadece işletim sisteminin maliyeti açısından değil, verdiği performans için ihtiyaç duyduğu donanım açısından da çok ucuzdur. Üstüne üstlük çok kullanılan ve bol yedek parçası bulunan bir platform altında çalıştığı için belirli bir Linux sisteminin performansını artırmak için yapılması gereken yatırım başka bir UNIX iş istasyonunu aynı oranda geliştirmek için gereken yatırıma göre çok düşüktür. Herhangi bir Sun bilgisayarın hafizasını iki katına çıkarmak için harcanacak para ile bir Linux-PC’nin hafizasını iki katına çıkarmak için harcanması gereken parayı kıyaslamayı deneyin. Fakat şirketler bazında Linux’un bedava bir işletim sistemi olması genelde gözardı edilir.
Bir Linux makine bu sayede sadece işletim sistemi açısından değil donanım olarak da ucuza gelmektedir.
Linux hızla geliştirilmektedir. Bu gelişimin en büyük yararı, eksikliklerin kullanıcıların talepleri ve çabaları sonucunda hızla giderilmesidir. Linux diğer tüm işletim sistemlerine göre belirli bir donanım için daha hızlı destek verebilmektedir.
Linux çok değişik donanımlar ve servisler icin özel olarak hazırlanır. İşletim sisteminin temelini oluşturan çekirdek kullanıcı tarafından da derlenebildiği için, bu derleme sırasında sadece kullanım amacına yönelik alt programlarla donatılır. Bu genel olarak daha sistemin performansını artırmaktadır. (Örnek olarak SCSI donanımınız yoksa çekirdeğinizde SCSI ile ilgili alt programlara yer vermezsiniz)
Linux’un serbestçe dağıtılıyor olması bir çok kişinin bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır. “Ciddi bir şey olsa, bedava olmazdı !” kanısı oldukça yaygındır.
Linux’un sürekli gelişiyor olması en büyük dezavantajlarından biridir. Henüz tüm ihtiyaçlara cevap vermemesi (hala Windows95 programlarını çalıştıramıyor ), gelişimin bazı aşamalarında topyekün değişiklikler yapılması, gelişimi takip etmek için bazen sürekli yenileme yapılması, birçok kullanıcının bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır.
Linux herhangi bir ticari destek altında gelişmemektedir. Bunun en büyük yararı işletim sisteminin ticari kaygılar taşımamasıdır. Ancak bunun yanısıra diğer işletim sistemlerinde olan teknik destek, dağıtım ve dökümantasyon alanlarında eksikleri vardır. Özellikle teknik destek eksikliği, anahtar teslim çözümlere alışmış kullanıcıların çokluğu Linux kullanıcılarının sayısını sınırlayan temel faktörler olmuşlardır.
Bu konudaki eksikliği gidermek için çeşitli gönüllü kuruluşlar, kullanıcı grupları oluşmuştur. Zamanla Linux teknik desteği ticari bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Şu anda tüm dünyada Linux çözümleri konusunda teknik destek veren danışmanlar bulunmaktadır. Bu kişiler ve kurumlar hakkında ayrıntılı bilgiyi Consultants-HOWTO dökümanında bulabilirsiniz.
Linux işletim sistemini geliştirenlerin ticari kaygılar gütmemeleri bazı ticari yazılımların Linux üzerinde gelişmemesine sebep olmuştur. Linux üzerinde belirli konularda diğer işletim sistemlerinden aşağı kalmayan yazılımlar bulunmasına rağmen, belirli bazı konularda çok zayıf kalmıştır. ( Mesela oyunlar )
Linux üzerinde yer alan çözümlerin hepsi, basit kullanıcıların rahatça kullanabileceği düzeyde değildir. Bazı çözümler kullanıcıların belirli bir yazılım ve işletim sistemi bilgisine sahip olmalarını gerektirmektedir.
Sonuç olarak: Biz uzun süre Linux kullandık ve çok zevk aldık. Diğer işletim sistemleri ile yapamadığımız birçok uygulamayı Linux sayesinde gerçekleştirdik. Belirli bir donanım ile gösterdiği performansın bir çok işletim sisteminin üzerinde olduğunu gördük. Ne var ki her uygulama için Linux’un ideal bir çözüm olarak ortaya çıkmadığının bilincinde olmak gerekir. Belki ilerleyen senelerde üzerinde geliştirilen uygulama yazılımları daha çok kişiyi başka işletim sistemleri kullanmaktan vazgeçirecektir.
]]>Yazıyı Paylaş
Firewall bilgisayar sistemleri için üretilen güvenlik duvarı sistemleridir. Firewall cihazları ise bu yazılımların uygun donanımlarla birleştirilerek üretilmesinden meydana gelmiş olan fiziksel ürünlerdir. Firewall kelimesi Türkçe’de “güvenlik duvarı” olarak ifade edilir.
Güvenlik duvarları yani firewall sistemleri, gelen ve giden tüm ağ trafiğini kontrol ederek belirli filtrelerden geçirip, ağ trafiği içerisindeki zararlı eylemleri durdurmayı amaçlar. Bu sayede ağ güvenliği sağlanır. Şirket içi ağ veya ağlar üzerindeki cihaz ve bilgisayarlarınızı diğer ağlar (internet) üzerinden gelecek saldırılara karşı koruyan, iç ve dış ağlar arası ağ trafiğini (network) belirli kurallara göre denetleyen bir güvenlik mekanizmasıdır.
Temel olarak firewall, network üzerinde kendisine gelen paketlerin ulaşması gereken yerlere (önceden tanımlanmış kurallarla) gidip gidemeyeceğine karar verir. Güvenlik duvarı üzerinde belirtilmiş kuralla uymayan trafiği engelleyerek koruma sağlanır. Ayrıca birçok firewall, kullanıcıların istek paketlerini ağa gitmeden önce karşılayacağı bir Proxy sunucusuna sahip olabilir veya bir Proxy ile birlikte çalışabilirler.
Firewall sistemleri donanım ve yazılım tabanlı olarak ikiye ayrılırlar. Yazılım tabanlı olan Firewall uygulamaları genelde istemci veya sunucular üzerindeki işletim sistemlerine kurulur. Donanım tabanlı firewall cihazları ise özel donanımlar üzerinde çalışan sistemlerdir.
Günümüz teknoloji dünyasında firewall cihazları gelişerek komplike bir çözüm halinde sunulmaktadır. UTM (Unified Threat Management) şeklinde isimlendirilen “Birleşik Tehdit Yönetimi” olarak adlandırdığımız güvenlik cihazları son dönemin popüler güvenlik duvarları haline gelmiştir. Artık bu güvenlik duvarları IPS, IDS, Web Filtreleme, Uygulama Filtreleme, Hotspot, VPN, 5651 Log Yönetimi gibi özelliklere de sahip olarak karşımıza gelmektedir.
Firewall cihazları veya yazılımları temel olarak içinde bulunduğunuz ağı, güvenilmeyen (İnternet gibi dış) ağlar üzerinden gelebilecek zararlı trafiğe ve saldırganlara karşı korumayı amaçlamaktadır.
Bu korumayı sağlarken üzerinde belirtilmiş olan özel kuralları işleyerek internet trafiğinizi denetlerler. Eğer firewall, güvenlik politikanıza aykırı bir ağ (network) trafiği tespit ederse ağınıza erişmesine engel olarak güvenli bir katman sağlar ve bu trafiği bloke eder. Firewall cihazları sadece izin verilen trafiğin geçebileceği özel bir katman oluştururlar. İnternet ile şirket veya ev içi ağınız arasındaki iletişimin seviyesini kontrol ederek çalışırlar.
Küçük bir ağı korumak veya konumlandırmak kolaydır. Ancak günümüz teknoloji dünyasında ev içi ağlarda dahi birçok cihaz ve uygulama kullanmaktayız. Bu noktada her geçen gün yeni bir siber saldırıya maruz kalmaktayız. Özellikle de saldırganlar iç ağımıza sızmak için yepyeni saldırı türleri ve mekanizmaları kullanmaya başlamışken. Bu saldırılardan korunmak için yazılımsal veya donanımsal firewall cihazları kullanmak zorunlu hale gelmiştir.
Büyük şirketler 25 yılı aşkın bir süredir iç networklerini korumak için firewall cihazları kullanıyorlar. Bugün geldiğimiz noktada restoranlar, evler, hastaneler, kafeler, dükkanlar ve benzeri küçük ağlarda dahi kullanılmaya başlanmıştır. Orta ölçekli bir kafeyi veya bir restoranı korumak günümüz siber saldırılarını düşündüğümüzde zorlu bir hale gelmiştir. Önceleri belirli ve birkaç çeşit olan siber saldırılar şimdilerde komplike bir hale gelerek ağımızı ve cihazlarımızı tehlikeye sokmaktadır. Doğal olarak bu saldırılara karşı bir firewall kullanarak güvenlik duvarınızda hangi servislere izin verileceğini belirleyip geriye kalan ve kullanmadığınız tüm servisleri bloke etmek zorunda kalıyoruz.
Firewall cihazlarında temel olarak beyaz liste (White List) mantığı yürütülmektedir. Kullanılan servisler, portlar ve işlemler için bir tür güvenilir liste oluşturarak izin verilmesi sağlanır. Bu listenin dışındaki tüm aktiviteler ise bloke edilerek güvenli bir ağ bağlantısı oluşturulur. İç networkünüzdeki kullanıcılara sınırlama getirmek yerine -ki bu zahmetli bir iştir- güvenli iletişim metotlarına firewall üzerinden izin vermekle daha kolay bir koruma sağlanır.
Gerçek yaşamla özdeşleştirerek bir örnek verelim!
Evinizin güvenliğini göz önüne getirelim. Evinizi dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumak için kapınızı kilitlersiniz, pencerelere parmaklık takabilirsiniz, dış kapıyı bir kamera sistemi ile izleyip, güçlü bir çelik kapı kullanırız. Ya bu güvenlik önlemleri yeterli gelmiyorsa? İşte bu noktada bir güvenlik görevlisi tutarak 7/24 izleme ve takip sağlarız.
Firewall cihazlarınızı da bir nevi evinizi 7/24 koruyan güvenlik görevlisi olarak düşünebilirsiniz. Dışarıdan bir kişi geldiğinde size telefon açarak güvenli olup olmadığını doğruladığını, güvenli ise ona eşlik ederek kapınıza kadar getirdiğini, kapınıza gelinceye kadar şüpheli bir hareket yaparsa onu etkisiz hale getirdiğini düşünün! Firewall cihazlarının temelde çalışma mantığı bu şekildedir. İzin verdiğiniz bağlantı isteği evinize gelir, izin vermediğiniz tüm bağlantılar reddedilir.
Firewall teknolojisi üzerine yazılmış bilinen ilk yazı 1988’de DEC’ten (Digital Equipment Corporation) Jeff Mogul’un paket filtre güvenlik duvarı isimli filtreyi geliştirmesiyle ortaya çıkmış ve hızla yaygınlaşmıştır. Oldukça basit olan bu sistem yıllar içerisinde gelişecek ve oldukça karmaşıklaşacak internet güvenlik sistemleri ilk nesil örneğidir.
AT&T’den Bill Cheswick ve Steve Bellovin de bu ilk neslin mimarisi üzerine kendi kurumlarında kullanmak için çalışan bir filtre hazırladılar. Bu filtre sayesinde istenmeyen paketler bloke edilmekte ve doğru bir şekilde iletilen paketlere izin verilmekteydi.
Birinci nesil firewalllar yani paket filtreleme; teknolojinin gelişmesi ile yetersiz bir hale geldi. 1980 ve 1990 yıllar arasında AT&T’nin Bell laboratuvarlarında Dave Presetto ve Howard Trickey devre seviyesi güvenlik duvarı olarak bilinen ikinci nesil güvenlik duvarı geliştirildi. Birinci nesile göre daha komplike olan ağ trafiğini denetleme üzerine kurulmuştur.
Üçüncü nesil güvenlik duvarı olarak bilinen uygulama seviyesi güvenlik duvarları ilk olarak Gene Spafford, Bill Cheswick ve Marcus Ranum’un yayınlarıyla tanımlanmıştır. Bu yayınlar sayesinde üçüncü nesil firewall cihazları ile tanıştık. Bu güvenlik duvarları uygulama seviyesi (OSI Katmanlarında) firewalllar veya proxy tabanlı firewalllar olarak da bilinirler. Marcus Ranum’un bu teknoloji üzerindeki çalışmaları ilk ticari ürün olarak ortaya çıkmasına öncülük etmiştir.
Üçüncü nesil ilk firewall DEC tarafından SEAL Product olarak piyasaya sürülmüştür. DEC firmasının ilk büyük satışı 13 Haziran 1991 yılında Amerikalı bir kimya firmasına yapılmıştır. Üçüncü nesil firewall cihazları ile artık uygulama seviyesinde filtreleme yapılabilmeye başlanmış ve daha iyi filtreleme sağlanarak güvenlik bir seviye daha üste taşınmıştır.
1992 yılında Bob Braden ve Annette DeSchon dördüncü nesil paket filtrelerini geliştirdiler. Bu sayede renkli ve görsel bir arayüze sahip ilk sistemler karşımıza geldi. 1994 yılında bir İsrail firması olan CPST (Check Point Software Technologies) visas ismi ile anılan bu teknolojiyi işe yarar bir yazılım haline getirerek piyasaya sürdü ve bu güvenlik yazılımına “Firewall–1” adını verdi. Bu tarihten sonra gelişen güvenlik duvarları dördüncü, beşinci ve yeni nesil firewall olarak adlandırılmaya başladılar.
İnternet devlerinden olan Cisco “PIX” isimli ürününü 1997 yılında piyasaya sürmüştür. Şimdiki yeni nesil güvenlik duvarları aslında güçlerini; içerdikleri “Derin Paket Kontrol” adı verilen (Deep Packet Inspection)’ motorundan almaktadırlar. Aynı zamanda IPS olarak adlandırdığımız (Intrusion Prevent System) teknolojileri ile birleştiler. Bu noktada UTM (Unified Threat Management) olarak adlandırdığımız Firewall cihazları karşımıza çıktı.
Virüsler, trojanlar, spamlar ve benzeri saldırılar hızla artarak komplike bir hale gelmiştir. İnternetin yaygınlaşması ile bu zararlı uygulamaların artmasına olanak sağlıyor. Diğer bir yandan çalışanların ağlarını iş dışında kullanılması da paralellik göstermiştir. Şirket içerisindeki kullanıcılar iş dışında networklere bağlanmakta Whatsapp, Facebook gibi networkler üzerinden de zararlı aktivitelere maruz kalmaktadır.
Bu sebeple KOBİ’ler ve büyük şirketler güvenlikleri için UTM olarak adlandırdığımız firewall cihazlarını kullanmaya başladılar. Kullanıcıları denetlemek zorlaştıkça ve siber saldırı çeşitleri arttıkça güvenlik için bilinmeyen tehdit yönetimi zorunlu bir hale geldi.
Günümüzde çeşit çeşit marka ve teknolojide birçok çözüm sunulmaktadır. Ancak genel olarak tüm tehditleri engelleyen bütünleşik cihazlara yönelmek durumundayız. Bütünleşik Güvenlik Cihazları, güvenlik duvarı piyasasında gelişen bir eğilimdir. Bu amaçla birçok marka tüm tehditleri tek cihazda engelleyebilen “Bütünleşik Güvenlik Sistemleri” (UTM) ürünler çıkartmaya başlamıştır.
Bu sayede hem merkezi ve kolay kontrol sağlanmakta hem de lisans maliyetleri farklı teknolojileri parça parça almaya kıyasla daha uygun hale gelmiştir. UTM, sadece saldırılara karşı koruyan geleneksel güvenlik duvarları ve VPN (sanal özel ağ) hizmetini değil, aynı zamanda çoklu sistemler tarafından kullanılan içerik filtreleme, spam mail filtreleme, saldırı tespit sistemi, casus yazılım engelleme ve anti virüs görevlerini de yürüten gelişmiş cihazlardır. Diğer bir yandan UTM cihazları tümleşik yönetim, kontrol ve log tutabilme servislerini sağlarlar. Bu noktada ülkemizde üretilen yerli firewall Berqnet, 5651 sayılı yasaya uygun log tutma özelliği ve Türk Lirası fiyatları ile ön plana çıkıyor.
UTM ürünleri ve Yeni Nesil Firewall cihazları, internet tehditlerinin yapısı gereği karmaşık hale gelmesine ve büyümesine ayak uydurabilmiştir. Bu noktada sistem yöneticilerinin ve güvenlik uzmanlarının çoklu güvenlik programları kullanımı ihtiyacını ortadan kaldırarak güvenliği daha kolay sağlamaları amaçlanmıştır.
Siber saldırganlar düne kadar standart güvenlik duvarlarını atlatma konusunda başarılıydı. Virüsler yaygınlaştıkça, kurumlar web içerik filtreleme ve daha sonra spam filtreleme yöntemlerini kullandılar. Bu durum yöneticilere yüksek maliyetli karmaşık sistemleri kullanmak zorunda bıraktı. Ancak güvenlik UTM ve Next Genaration Firewall cihazları sayesinde daha kolay yönetilebilir bir hale geldi.
UTM güvenlik cihazları temelde firewall olarak çalışırlar. Gelen ve giden ağ trafiğini denetleyerek istenmeyen durumları UTM cihazları ile engelleyebilirsiniz. Diğer bir yandan IPS (Intrusion Prevention System) yani saldırı önleme sistemi olarak zararlı aktiviteleri engelleme özelliğine sahiptirler.
Web filtreleme yaparak İnternet bağlantınızı verimli kullanma adına belirli kısıtlamalar getirebilirsiniz. Kullanıcılarınıza istemcilerde herhangi bir ayar yapmadan limitleme ve yasaklar koyabilirsiniz. Mesela mesai saatleri içinde Whatsapp, Youtube ve Facebook gibi siteler yasaklanabilir; ancak öğlen yemeği sırasında serbest bırakabilirsiniz.
Satış ekibiniz gibi şirket dışında iş yapan çalışanlarınız için VPN ile uzaktan şirket ağına bağlanan bağlanarak güvenli bir şekilde erişimi sağlanabilir. Bunun yanı sıra antivirüs özelliği ile zararlı yazılımların şirket ağına girmesini engellemekte mümkün kılınmıştır. Bir diğer özellik olan uygulama filtresi ile çalışanların cep telefonlarından şirket kablosuz ağına bağlanarak Whatsapp kullanması engellenebilir.
Günümüz iş dünyasında çalışanlarımız AVM gibi kafe veya restoranlar gibi yerlerde halka açık Wifi bağlantılarını şirket işleri için kullanabiliyorlar. Özellikle de açık Wifi alanlarında bu şirketler için büyük bir risk oluşturmaktadır.
Berqnet UTM cihazı sayesinde bu gibi risklerin de önüne geçebilir. Güvenli Hotspot ağları açarak 5651 uyumlu loglama yapabilirsiniz.
Önceki nesil güvenlik duvarları Antivirüs ve DLP (Derin Packet Inspection) uygulamaları ile karşımıza geliyordu. NGFW cihazları ile tümleşik güvenlik sistemlerini (DLP, IPS, IDS, Content Filtering, AV Control) tek bir çatı altında toplamaya başladılar.
Yeni Nesil Güvenlik Duvarlarının (NGFW) en önemli özeliklerden biri “Identity Control” yeteneği ile karşımıza gelmeleridir. Sistemde bulunan bir kullanıcının ip adresi değişmiş olsa bile kimlik doğrulama teknolojisi sayesinde verilen yetkilerle ağınıza ulaşabilmesi sağlanır. Bu sayede kullanıcının kontrol edilebilir olması ve yeni nesil ağ teknolojilerine ayak uydurması sağlanmıştır.
Bu özelliği geliştirilen IPS ve IDS yönetimini olarak düşünebilirsiniz. Bu noktada NGFW cihazlarının güvenlik alanında önemli bir gelişme gösterdiğini ortaya çıkmıştır.
NGFW denildiğinde aslında tümleşik güvenlik mekanizması akla gelir. Firewall cihazlarında port bazlı erişim yetkisi son derece basit bir şekilde yapılıyordu. Ancak izin vermiş olduğunuz portu diğer uygulamalarda kullanabilir. Böylece farkında olsanız bile mecburi bir açık bırakmış olursunuz. NGFW cihazları ile birlikte bir portun üzerinde çalışan uygulamaların kontrolü de ele alınmış olacaktır. Bu sayede ilgili port üzerinde çalışan uygulamayı kontrol edebilme yeteneği sağlayarak güvenli bir katman oluşturulur.
Firewall türleri temel olarak ikiye ayrılırlar.
1.Yapılarına göre güvenlik duvarları
2. Mimarilerine göre güvenlik duvarları
İSS nedir ? Sorusunun tanımı belirli bir ücret karşılığında internet erişimini sağlayan şirketler olmasıdır. İSS, İnternet Servis Sağlayıcısı’nın kısaltılmışıdır. İngilizcesi ISP yani Internet Service Provider olan bu sağlayıcı, internetin kullanılmasındaki en önemli faktörlerden bir tanesidir. İnsanlar internet kullanabilmek için servis sağlayıcılarının birisinden hizmet almalıdır. Bu hizmet sayesinde internet erişimi mümkün olur. Servis sağlayıcısından hizmet alabilmek için de başvurulabilecek farklı kurumlar mevcuttur. Bu kurumlara ödenen belirli miktardaki para karşılığında internet servis sağlayıcı yani İSS hizmeti alınabilir. İnsanlar hangi servis sağlayıcısını seçeceklerine kendileri karar verebilir. Bu kararda da firmaların sundukları hizmetler ve kampanyalar etkili olur.
İSS değiştirilebilmesi mümkün olan bir durumdur. Pek çok farklı İSS hizmeti veren kurum bulunuyor. Bunlardan hangisi kullanılıyorsa farklı bir servis sağlayıcısına geçiş yapabilmek mümkün oluyor. Yeni servis sağlayıcına geçebilmek için hangi kurumdan hizmet alınmak istendiğine karar verilmelidir. Daha sonrasında bu şirkete başvuruda bulunulmalıdır. Bunun yanı sıra hali hazırda hizmet alınan İSS’ye de başvurulmalı ve abonelik iptal işlemleri yapılmalıdır. Tüm bu işlemlerin telefon aracılığıyla yapılabilmesi mümkündür. Ancak yeni geçilen şirket için bazı belgeler imzalanmalıdır. Bu belgeleri de firmalar genellikle kişilerin evlerine kadar ulaştırır. Bu geçiş işleminin nasıl yapılacağı da firmadan firmaya farklılık gösterebilir. Bazı İSS’ler kendilerine geçen müşterileri için özel kampanyalar düzenleyebilmektedir. Bu kampanyalar hakkında bilgi de firmaların internet sitelerinde mevcuttur.
İSS değiştirilemeyecek durumlardan birisi hizmet alınan servis sağlayıcına geçişin üzerinden 3 ay geçmemiş olmasıdır. Herhangi bir servis sağlayıcısına geçildiği zaman bu sağlayıcıdan en az 3 ay hizmet alınması gerekir. Bu sürenin geçmemesi halinde farklı bir İSS’ye geçebilmek de mümkün olmaz. Bunun yanı sıra kişilerin bir yıl içerisinde maksimum 4 geçiş hakkı bulunuyor. Ayrıca bu geçişler aynı servis sağlayıcılar içerisinde de olmuyor. Bunun dışında bazı durumlarda geçiş talebi işleme alınmıyor. Bu talebin işleme alınmadığı durumlardan da bazıları şu şekildedir:
İSS’nin sunduğu hizmetlerin en temel olanı internet bağlantısı temin etmesidir. Herkes bu internet servis sağlayıcıları aracılığıyla internet bağlantısı elde ediyor. Bundan dolayı da bu servis sağlayıcıları oldukça önemli bir konumda yer alıyor. Ancak bunun yanı sıra internet servis sağlayıcıların farklı hizmetleri de bulunuyor. Örneğin bu sağlayıcılar ADSL de sunabiliyor. Pek çok İSS, ADSL hizmetini de veriyor. Bunların yanı sıra bir internet servis sağlayıcıları tarafından alınabilecek hizmetlerden bazıları şu şekildedir:
Ülkemizdeki İSS’ler Nelerdir?
Türkiye’deki İSS’lerden birisi Türk Telekom’dur. Ülkemizde servis sağlayıcı hizmeti alınabilecek farklı firmalar vardır. Bu firmaların arasında da Türk Telekom bulunuyor. Türk Telekom dışındaki diğer servis sağlayıcıları ise şunlardır:
Bu firmaların bazılarından doğrudan hizmet alabilmek mümkündür. Ancak bu İSS’ler farklı internet şirketlerine de sağlayıcılık yapmaktadır. Bu şirketler aracılığıyla da internet hizmeti alınabilir. İnternet servis sağlayıcıların alt yapılarını kullanarak müşterilerine internet taşıyan şirket sayısı bir hayli fazladır. Bu şirketlerden de hangisinin seçileceğine kampanyalara bakılarak karar verilmelidir. Her bir firmanın sunduğu internet hızı, limiti ve fiyatlandırması farklıdır. Tüm bu faktörler göz önüne alınarak firmalar karşılaştırılmalı ve daha sonrasında hangi firmanın tercih edileceğine karar verilmelidir.
]]>DNS, 256 karaktere kadar büyüyebilen host isimlerini IP’ye çevirmek için kullanılan bir sistemdir. Host ismi, tümüyle tanımlanmış isim (full qualified name) olarak da bilinir ve hem bilgisayarın ismini hem de bilgisayarın bulunduğu internet domainini gösterir. DNS, verilen bir makina adının IP adresini çözerek makinaların internet üzerinde host isimleri ile haberleşmelerine olanak tanır.
DNS’in kullanım amacı son derece basittir, kolay anlaşılabilir ve kullanılabilir makine ve alan isimleri ile makine IP adresleri arasında çift taraflı dönüşümü sağlar. IP adreslerinin gündelik hayatta kullanımı ve hatırlanması pek pratik olmadığı için domain isimlendirme sistemi kullanılır.
Ana amacı, ağ üzerinden gelen alan adı veya IP numarası ile ilgili sorgulamalara yanıt vermektir. Bu amaç için çok yaygın olarak “Berkeley Internet Name Domain (BIND)” yazılımı kullanılmaktadır. Siz bir siteye erişmek istediğinizde, DNS sayesinde hangi site nerede, hangi IP hangi bilgisayara ait olduğu belirlenir ve istediğiniz yere erişirsiniz.
DNS sistemi isim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. İsim sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar host isimlerine karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu ya da sunucuların adresleri bulunur.
Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi veri tabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye gönderir. DNS veri tabanına kayıtların manuel girilmesi gerekir.
İnternet adresleri ilk önce ülkelere göre ayrılır. Adreslerin sonundaki tr, de, uk gibi ifadeler adresin bulunduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiye’yi, de Almanya’yı, uk İngiltere’yi gösterir. ABD adresleri için bir ülke takısı kullanılmaz çünkü DNS ve benzeri uygulamaları yaratan ülke ABD’dir.
İnternet adresleri ülkelere ayrıldıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt bölümlere ayrılır. Bu ifadeler DNS’de üst düzey (top-level) domainlere karşılık gelir. Üst düzey domainler aşağıdaki gibidir:
Alan isimleri, ağaç yapısı denilen ve belli bir kurala göre dallanan bir yapıda kullanılmaktadır. Amerika haricinde, internete bağlı olan tüm ülkelerdeki adresler, o ülkenin ISO3166 ülke kodu ile bitmektedir. Türkiye`deki tüm alt alan adresleri, .tr ile bitmektedir.
DNS için gerekli olan dosya türleri şunlardır:
DNS Dosyaları İçinde Kullanılan Anahtar Sözcükler
Directory: Belirtilen dosyaların bulunacağı dizin burada verilir.
Cache:Cache dosyasını belirtir.
Primary: Ana sunucunun (Primary Name Server) adı burada verilir. Alana ait temel bilgiler burada bulunur ve program ilk olarak aramaya bu sunucudan başlar.
Forwarders: Ana sunucuda makine bulunamazsa burada belirtilen sunucuda aramaya başlanır
Serial: Burada seri numarası bulunur ve bu numaranın dosyada yapılan her değişiklikten sonra bir artırılması gerekir.
Refresh: Burada, ayarlama yapılan dosyaların ne kadar sürede bir kendini yenilediği belirtilir.
Retry:Burada ne kadar sürede bir aramanın yeniden deneneceği belirtilir.
Expire:Ne kadar süre sonra aramanın sonlandırılacağı belirtilir.
Ttl (Time-To-Live): Belirtilen süre kadar cache tutulabileceğini belirtir.
Name: Makine adı belirtilir.
Data: IP numarası belirtilir.
1984 yılına kadar DNS diye bir şey yoktu. O yıla kadar isim-IP çözümlemesi HOSTS adında bir metin dosyası ile yapılmaktaydı. İnternetteki bilgisayarların isimleri ve IP adresleri bu dosyaya elle kaydediliyordu. İnternetteki bilgisayarların her birinde bu dosyanın bir kopyası bulunmaktaydı. Bir bilgisayar bir başka bilgisayara ulaşmak istediğinde bu dosyayı inceliyor eğer dosyada o bilgisayarın kaydı bulunuyorsa IP adresini alıyor ve iletişime geçiyordu.
Bu sistemin iyi işleyebilmesi için HOSTS dosyası içeriğinin hep güncel kalması gerekiyordu. Bunu sağlamak için de dosyanın aslının saklandığı ABD’deki Stanford Üniversitesine belli aralıklarla bağlanarak kopyalama yapılıyordu.
Ama internetteki bilgisayarların sayısı arttıkça hem bu dosyanın büyüklüğü olağanüstü boyutlara ulaşmaya başladı hem de internetteki bilgisayarların dosyayı kopyalamak için yaptığı bağlantı Standford’daki bilgisayarları kilitlemeye başladı.
Tek bir HOSTS dosyası kullanmanın başka bir kötülüğü de şuydu; bütün bilgisayarlar aynı düzeyde yer aldığı için bir bilgisayar isminin bütün internette bir eşinin daha bulunmamasını sağlamak gerekiyordu.
Bu sorunlar yüzünden internet yetkili organları 1984 yılında DNS’i ürettiler. DNS hem bilgisayar veri tabanını dağıtık bir yapıya sokuyor hem de bilgisayarlar arasında hiyerarşik bir yapı kurulmasını sağlıyordu.
DNS’de dağıtık veri tabanı şöyle sağlanıyordu. Bilgisayarlar bulundukları yerlere ait oldukları kurumlara göre sınıflandırılıyorlardı. Örneğin Türkiye’deki bilgisayarların listesini(.tr domaini) Türkiye’den sorumlu bir DNS sunucu makine tutuyordu. Böylece internet ortamındaki bütün bilgisayarların bilgisinin tek bir yerde tutulması zorunluluğu kalmıyordu.
Yukarıda da anlatıldığı gibi en yaygın kullanılan DNS Sunucu yazılımı BIND, Daha sonra Microsoft DNS Servisi, PowerDNS gibi farklı platform ve niteliklerde yazılımlar mevcuttur. İşlediği veri miktarı göz önünde bulundurulduğunda çok az kaynak tüketimi gerçekleştirirler. Bu sayede çok eski ve düşük CPU gücüne sahip ilkel bir sunucuda bile onbinlerce DNS Zone yayın yapabilir. Detaylı karşılaştırma için ilgili DNS Sunucu yazılımları bağlantısını inceleyebilirsiniz.
Sunucu değişikliği, sitenizin IP adresini değiştirme ve dağıtık bir hizmet kullanımı yapmak isterseniz bunu DNS kayıtları üzerinden yapabilirsiniz.
İnternet sitenizin DNS kayıtlarının anons edilmesi ulaşılabilirliğini ve hızını ciddi şekilde arttıracaktır. Ayrıca Cloudflare gibi kullanacağınız hizmetler ile olası saldırı ve performans eksikliklerini hissetmezsiniz.
DNS kayıtları üzerinden istenmeyen ve adult içerikler engellenebilmektedir. Ülkemizde interneti yöneten kurum BTK, zaman zaman mahkeme kararlarıyla internet sitelerini DNS aracılığıyla engelleyebilmektedir.
Reverse DNS bir diğer adıyla PTR kaydıdır. Tüm domain adreslerinde bulunmaktadır ve genel olarak e-posta iletişiminde kullanılır. Güvenlik nedeniyle gereklidir.
DNS Ayarları Nasıl Değiştirilir?
DNS ayarları bağlı bulunan DNS sunucu üzerinden yapılmaktadır. Bunu da genellikle hosting sağlayıcınız aracılığıyla yapabilirsiniz. Eğer bilgisi olmayan bir kişi tarafından kayıtlar değiştirilirse tüm dünyadaki anons etkilenecektir.
Windows DNS ayarlarını aşağıdaki adımları izleyerek değiştirebilirsiniz.
Ağ ve Paylaşım Merkezi > Bağdaştırıcı Ayarlarını Değiştirin > Ethernet Özellik Ayarları > İnternet Protokolü Sürüm 4 sayfasından DNS kayıtlarını değiştirebilirsiniz.
Sistem Tercihleri > Ağ > Konum : Yeni Ekle > İleri Düzey > DNS sekmesinden kayıtlar eklenir.
Ayarlar > Wi-Fi > Kablosuz > Ağ Ayarlarını Yönet > Gelişmiş Seçenekleri Göster > IP Ayarları = Statik > ekranından DNS kayıtlarınızı değiştirebilirsiniz.
8.8.8.8
8.8.4.4
208.67.222.222
208.67.220.220
4.2.2.1
4.2.2.2
208.76.50.50
208.76.51.51
198.153.192.1
198.153.194.1
62.248.80.161
62.248.80.162
Safe DNS Adresleri
195.46.39.39
195.46.39.40
156.154.70.1
156.154.71.1
OpenNic Project DNS Adresleri(Tüm Dünya)
107.150.40.23450.116.23.211
58.6.115.42
58.6.115.43
119.31.230.42
200.252.98.162
217.79.186.148
81.89.98.6
78.159.101.37
203.167.220.153
82.229.244.191
216.87.84.211
66.244.95.20
207.192.69.155
72.14.189.120151.236.6.156
118.88.20.195
67.138.54.100
207.225.209.66
216.146.35.35
216.146.36.36
GTEI DNS Adresleri
TTNET DNS Adresleri
195.175.39.39
195.175.39.40
209.244.0.3
209.244.0.4
84.200.69.80
84.200.70.40
8.26.56.26
8.20.247.20
81.218.119.11
209.88.198.133
208.76.50.50
208.76.51.51
37.235.1.174
37.235.1.177
199.85.126.10
199.85.127.10
198.153.192.40
198.153.194.40
198.153.192.50
198.153.194.50
198.153.192.60
198.153.194.60
184.169.143.224
184.169.161.155
Open DNS, San Francisco merkezli bir internet güvenlik firmasıydır. Şirket sağladığı hizmet ile internet bağlantılarını yönlendirebilir ve ilgili ağ üzerinden yasaklanmış sitelere giriş yapılmasını sağlayabilen proxy hizmeti bulunmaktadır. Sağladığı hizmet ile internet üzerinde hızlı ve güvenli olarak gezinti sağlayabilirsiniz.
]]>Merhaba arkadaşlar bugünkü Konumuz access veri tabanı hakkında biraz bilgi aktarmaya çalışacağım
MS ACCESS Microsoft tarafından üretilen veri tabanı yönetim sistemi yazılımıdır. Access Office paketinin bir üyesidir. Access sonradan üretilmiş bir yazılım olsa da kullanım kolaylığı ile en çok tercih edilen veri tabanı yönetimi yazılımlarından birisi olmuştur. Access’ te birçok nesne sihirbazlar yardımıyla kolayca hazırlanabilir.
Acces’te en çok kullanılan 7 çeşit nesne bulunmaktadır. Bunlar;
Tablo: Veri tabanlarında bilgilerin tutulduğu yerdir. Her tabloda satırlar ve sütunlar bulunmaktadır. Her bir satır kayıt, her bir sütun ise alandır.
Sorgu: Tablolarımızda birçok kayıttan istediğimiz verileri görebilmemizi sağlayan nesnedir.
Form: Tablolara bilgi girişimizi kolaylaştıran nesnedir.
Rapor: Tablolarımızda ki bilgileri daha düzenli ve anlaşılır görmemizi sağlayan nesnelerdir.
Makro: Birden fazla Access komutunu aynı anda kullanmamamızı sağlayan nesnedir.
Modül: Makrolar ile aynı amaç için yazılan program parçalarıdır.
Sayfa: Tablolarımızdaki bilgilerimizin internet üzerinde kullanılmasını sağlayan bir tür web sayfasıdır.
Access’te ne tür nesnelerimiz olduğunu gördük. Şimdi de bu nesneleri kullanabilmek için bilgisayarlarımızda Access’i nasıl çalıştırabiliriz buna bakalım.
Bilgisayarlarında Office programı yüklü olanlar; Başlat menüsünden tüm programlara tıklayın ve arama çubuğuna Access yazın ve tıklayın.
Office yüklü bilgisayarlarda Access’e erişim bu kadar basittir
]]>